Ezber'in Damla Yayınları tarafından yayımlanan, 8 ve üzeri yaş grubundaki okura hitap eden yeni serisi "Benim de Haklarım Var" okurlarıyla buluştu.
Seri, her macerada farklı bir çocuk hakkını odağına alarak, karmaşık toplumsal meseleleri çocukların dünyasından mizah ve gizem dolu kurgularla anlatıyor.
Yayımlanan özel diziye ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Süleyman Ezber, yaşanılan dönemin büyük bir toplumsal dönüşüme işaret ettiğini belirterek, bu durumun başta aile olmak üzere çeşitli etkilerinin olduğunu söyledi.
Ezber, söz konusu durumun aile içinde değişimlere yol açtığını vurgulayarak, "Özellikle aile üyelerinin rolleri inanılmaz hızla değişiyor. Artık ne baba o bildiğimiz baba, ne anne, ne de evlat… Bu dönüşümün hem artıları hem eksileri var kuşkusuz. Gelecek nesiller söz konusu olduğunda çocukların bu süreçteki rolü gerçekten kritik. Ne yazık ki internetten her duyduğunu uygulamaya çalışan, sürekli mükemmel olma peşinde koşan bir ebeveyn modeli türedi. Bu son derece tehlikeli bir yaklaşım. Çocuklar deneme tahtası değildir, olmamalıdır." diye konuştu.
Çocuk haklarının önemine dikkati çeken Ezber, şunları aktardı:
"Çocuk haklarını görmezden gelmek de bu hakları çok abartıp toplumsal ve aile içi rollerinde yanlış konumlandırma hatasına düşmek de tehlikeli. Sağlıklı bir toplum için madalyonun iki yönünü de düşünmek gerekiyor. Bu nedenle böylesi bir konu aklımın bir köşesindeydi ama projenin bu şekilde olgunlaşıp hayata geçmesinde yayınevinin katkısı çok büyük. Buradan Damla Yayınları ekibine teşekkür etmek istiyorum."
Ezber, çalışmanın odağında "hak" kavramı olduğunu anlatarak, "Aslında burada bahsettiğimiz 'hak', insan haklarının ta kendisi. Biz de zaten Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nden 10 temel hakkı seçerek bu seride işledik çünkü insan haklarına dikkat etmek, toplumun en düzenleyici unsurlarından biri. Herkes buna gerçekten özen gösterse, çok daha mükemmel bir yerde yaşarız." dedi.
Çalışmanın çocuklara haklarıyla güçlü olduklarını vurguladığını kaydeden Ezber, "Konuyu yaşamın tam içinden çok gerçekçi ve taze örneklerle sunuyor. Günümüzde etrafınızda duyduğunuz, haberlerde izlediğiniz, şaşırarak şahit olduğunuz olumlu ya da olumsuz pek çok dikkat çekici durum burada da var. Ben zaten tüm kitaplarımda bu üslubu benimserim. Kurgularım gerçekçidir çünkü çocuklar bizim o çok istediğimiz, ütopik, kötülüğün olmadığı bir dünyada yaşamıyor. Bizimle aynı yerde, aynı gerçeklikte yaşıyorlar." ifadelerini kullandı.
Süleyman Ezber, serinin 10 kitaptan oluştuğunu dile getirerek, şu bilgileri verdi:
"Bu 10 kitaplık seride sırasıyla eğitim hakkı, sağlıklı yaşam hakkı, oyun ve dinlenme hakkı, mülteci çocukların hakları, özel hayatın gizliliği hakkı, ifade özgürlüğü hakkı, bilgiye erişim hakkı, engelli çocukların hakları, ekonomik sömürüden korunma hakkı ve kültür sanata katılım hakkı işleniyor. Kitaplar eğlendirirken öğretiyor. Didaktik yönü tamamen geride kalıyor. Hatta içinde o hakkı klasik metotla, doğrudan öğreten neredeyse bir cümle bile yok. Ama kurgu sizi öyle bir noktaya taşıyor ki genç okuyucu metnin sonunda o hakkın yaşam için ne kadar elzem olduğunu düşünmeden edemiyor."