GÜNCEL

Beyaz sanıyorduk ama renkliydiler!

Antik Yunan ve Roma heykellerini düşündüğümüzde gözümüzde canlanan şeyin bembeyaz, parçalanmış ve aşınmış heykeller olması bu heykellerin yapılışlarının böyle o

Ordu
Beyaz sanıyorduk ama renkliydiler!

Antik Yunan ve Roma heykellerini düşündüğümüzde gözümüzde canlanan şeyin bembeyaz, parçalanmış ve aşınmış heykeller olması bu heykellerin yapılışlarının böyle olduğunu düşündürebilir ancak gerçek bundan çok farklı. Antik Yunan ve Roma heykellerinin saçları, gözleri, kıyafetleri hatta tenleri bile renkliydi. Dünyanın büyük müzelerinde sergilenen bu kusursuz bedenler ve masalsı anlatılar, antik dünyanın simgesi haline gelen o beyaz görüntülerine renklerini kaybedince kavuştu.

Antropolojik ve arkeolojik araştırmalara göre Antik Yunan ve Roma heykellerinde renkler vardı hem de yaygın biçimde kullanılıyordu. Renkler mermerleri bazen tamamen kaplıyordu, bazen küçük desenlerle hareketlendiriyordu. Bazılarında ise renkler sadece saç, göz, dudak, kıyafet ve takı gibi ayrıntıları vurgulamak için kullanılıyordu. Hatta bu yöntemin bir a.ı bile vardı: Polikromi.

Aslında antik heykellerin bazılarında bu renkli işlemi hatırlatacak silik silik izler bugün hala var. Bazı duvar heykellerinde ya da büstlerde beyaz heykellerin arasında kırmızı, sarı, mavi, siyah ve beyaz gibi farklı renk pigmentlerinin izlerine rastlanıyor. ABD'de Getty Villa'da bulunan yaklaşık MS 200 tarihli bir Musa heykelinde saç, göz ve dudaklarda boya kalıntıları bugün hâlâ tespit edilebiliyor.

Peki, heykellerdeki bu renklendirmeler ne amaçla yapılıyordu? Aslında bu renklendirme ihtiyacının altında dekorasyon amacından ziyade heykeli yapılan figürün kıyafetini, saçını, tenini ya da elindeki nesneyi belirginleştirebilme amacı yatıyor. Ayrıca bu renkler bazen heykelin kimliğinin ve anlatmak istediği hikâyenin anlaşılmasına yardımcı olacak mesajlar da anlatıyor.

Antik Yunan veya Roma heykelleri uzun yıllar boyunca toprak altında kaldı. Zamanla toprağın aşındırmasıyla ya da açıkta kalan heykellerin üzerine yağan yağmur ve karın aşındırmasıyla bu renkler kayboldu. Metropolitan Sanat Müzesi, renklerin kaybolmasında sadece toprakta gömülü kalmanın değil, daha sonraki dönemlerde çeşitli restorasyon ve temizleme yöntemlerinin etkili olduğunu belirtiyor.

Rönesans döneminde antik Roma heykelleri yeniden gün yüzüne çıkarıldı ancak o günlere gelindiğinde heykellerin çoğu renklerini büyük oranda kaybetmişti. Sanatçılar ve koleksiyoncular antik heykelleri beyaz halleriyle tanıyıp öğrendi. Heykellerin renkli olabileceği ya da olduğu fikri de de böylece tamamen silikleşti. Heykel sanatında renk değil heykelin biçimini öne çıkaran estetik anlayış gelişti.

Heykellerin çoğu rengini kaybetmiş durumdayken bu heykellerin hangi renklerle süslendiğini nasıl bilebildikleri meselesi merak konusu. Aslında heykellere bakıldığında bir renk görmek oldukça zor ancak mikroskobik incelemelerde, ultraviyole ve kızılötesi görüntüleme yöntemleriyle renk kalıntıları tespit edilebiliyor.

Yapılan incelemelerde tespit edilen renklerle bazı ünlü eserlerin renkler nasıl görüneceklerine dair tasarımlar oluşturuldu. Hatta öyle ki Metropolitan Sanat Müzesi'nin 2022'de açtığı “Chroma: Ancient Sculpture in Color” sergisinde Antik Yunan ve Roma heykellerinin bilimsel araştırmalar ışığında hazırlanmış renkli versiyonları bugün klasik kabul ettiğimiz orijinal eserlerin yanında sergilendi.

Yani bugün bütün müzeleri ve antik kentleri kaplayan beyaz heykeller aslında Antik Yunan ya da Roma sanatının yansıması değil. Binlerce yıl önce yapılan heykellerin orijinal halleri ve dönemin sanat dili, bugün zannettiğimizin aksine epey renkliymiş.

(Kaynak: HABERTURK)

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/beyaz-saniyorduk-ama-renkliydiler

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI