Anadolu Ajansının (AA) "Kentsel Dönüşüm" başlıklı dosya haberinin son bölümünde, bina tamamlama sigortasının kentsel dönüşümde sunduğu finansal güvence ile ürünün yaygınlaşmasının önündeki maliyet ve erişim sorunları ele alındı.
Bina tamamlama sigortasının, projelerin tamamlanamaması durumunda tüketici ve arsa sahiplerini koruyan yapısının yanı sıra müteahhitler ve finans kuruluşları açısından da çeşitli güvenceler sunduğu belirtiliyor. Ancak ürünün kapsamının genişlemesine ve prim üretimindeki artışa karşın, sigorta şirketlerinin sayısı, reasürans kapasitesi ve maliyetler, sigortaya erişimin önündeki başlıca başlıklar arasında yer alıyor.
Sektör temsilcileri, bina tamamlama sigortasının yaygınlaşmasının hem tüketicilerin korunmasına hem de kentsel dönüşüm projelerinin daha güvenli biçimde hayata geçirilmesine katkı sağlayacağını ifade ederken, ürünün daha erişilebilir hale gelmesi için çeşitli önerilerde bulunuyor.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bina tamamlama sigortasının müteahhidin mali yeterliliğini ve projeyi sözleşmeye uygun tamamlama kabiliyetini güvence altına aldığını belirterek, bu üründe yalnızca hasar olasılığının fiyatlanmadığını söyledi.
Yaşar, "Müteahhidin mali tabloları, kredi değerliliği, öz kaynak ve nakit akışı, geçmiş projeleri, projenin bütçesi, ruhsat ve tapu durumu, iş programı ve kalan inşaat maliyeti gibi unsurlar birlikte değerlendirilir. Projenin teknik ve mali ilerleyişinin poliçe süresince sahada izlenmesi de sistemin önemli bir parçasıdır." dedi.
Bina tamamlama sigortasını sektördeki her şirketin yapmadığına yönelik eleştirilere ilişkin Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
"BTS'nin sağlıklı sunulabilmesi için şirketlerin mali analiz, teknik inceleme, hukuk, proje ve şantiye izleme, risk yönetimi ve reasürans alanlarında ciddi altyapı oluşturması gerekiyor. Şirketlerin bina tamamlama sigortasından uzak durduğu değerlendirmesinden ziyade, henüz gelişme aşamasında bulunan ve uzmanlaşma gerektiren bir pazarla karşı karşıya olduğumuzu söylemek daha doğru. Benzer gelişimi kefalet sigortasında da yaşadık. Kefalet sigortası Türkiye'de başlangıçta tek oyuncuyla gelişmeye başladı. Pazarın, bilgi birikiminin ve uygulama altyapısının gelişmesiyle şirket sayısı arttı. Bina tamamlama sigortasında da benzer bir gelişim bekliyoruz."
Ahmet Yaşar, Bina Tamamlama Sigortası Genel Şartları'nın 2015'te yürürlüğe girdiğini, ilk poliçenin 29 Aralık 2017'de düzenlendiğini, ürünün 2020'den itibaren ayrı bir alt branş koduyla izlenmeye başlandığını anımsatarak, şu bilgileri verdi:
"Üretim rakamlarında son yıllarda belirgin gelişim görüyoruz. Direkt prim üretimi 2023'te 980 bin lira iken 2024'te 9,7 milyon liraya, 2025'te 17,9 milyon liraya yükseldi. Bu yılın ilk yarısında ise 11,2 milyon lira prim üretimi gerçekleşti. Buradaki şirket sayısı, bina tamamlama sigortası ruhsatı bulunan veya teklif verebilecek şirketleri değil, ilgili dönemde fiilen prim üretimi görülen şirketleri ifade etmektedir. Bugünkü tabloyu 'gelişme potansiyeli yüksek bir pazarın erken dönemi' olarak değerlendiriyoruz. Uygulama tecrübesi, veri havuzu ve reasürans kapasitesi geliştikçe daha fazla sigorta şirketinin bu alana ilgi göstermesini bekliyoruz."
TSB Başkanı Yaşar, sektörde sabit tarife veya standart prim oranı bulunmadığını belirterek, projenin büyüklüğü ve tamamlanma oranı, müteahhidin mali gücü ve öz kaynak katkısı, iş programı, kalan inşaat maliyeti ve karşı teminatların primin belirlenmesinde etkili olduğunu anlattı.