Galaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve İstanbul Valisi Davut Gül'ün yanı sıra kültür sanat dünyasından birçok davetli katıldı.
Gösterimde sahnede konuşan filmin yönetmeni Murat Çeri, ilk defa seyircilerin karşısına çıktığını dile getirerek, "Eğer kaderimin senaryosunu yazsaydım, böyle bir senaryo yazardım. O yüzden Allah'a hamdediyorum. Değerimiz birdi, (ilk galayla birlikte) Cumhurbaşkanı Külliyesi'nde bin oldu. Bu filmde emeği geçenlere teşekkür ederim." dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'a filme verdiği desteklerden dolayı ayrıca teşekkür eden Çeri, şöyle devam etti:
"Devlet düzeyinde yegane destekçimiz oldu. Sonra Kısakürek ailesine, ağabeylikleri ve kardeşlikleri için teşekkür ediyorum. Mehmet Kısakürek'e de 'ruhu şad olsun' diyerek teşekkür ediyorum. Çünkü 80, 90 yıl sonra ilk defa Necip Fazıl'ın 'Bir Adam Yaratmak' eserini, benim gibi tek bir film yapmış, ikinci filmini çekmemiş birine emanet etti. Ümidim kırıldığında, beni ümitlendirdi. Bir yönetmen için ya da benim gibi Necip Fazıl'a hayran olan biri için böyle bir şeref olamazdı."
Çeri, filmin senaryosunda Necip Fazıl Kısakürek'in metnine sadık kaldığını ve dili de sadeleştirmediğini aktararak, "(Bu filmi) Gençlere ulaştırmak çabasındayım. Çünkü bazı eserler vardır, oturursunuz izlersiniz ve hiçbir şey anlamadığınızı zannedersiniz ama filmden kalbinizde başka duygularla çıkarsınız. 'Bir Adam Yaratmak' da böyle bir eser." diye konuştu.
"Bir Adam Yaratmak" eserini ilk kez Ankara'da lisedeyken izlediğini söyleyen Murat Çeri, "O zamandan beri eseri kalbimde taşıyorum. Allah nasip etti ve filmini çektik. O yüzden gençlere ulaştırmak istiyorum." ifadelerini kullandı.
Gösterim öncesi basın mensuplarına açıklamada bulunan filmin başrol oyuncusu Engin Altan Düzyatan, "Bir Adam Yaratmak"ın çok önemli bir eser olduğunu belirterek, "Aslında 3 perdelik bir tiyatro eseri. İnsanın hayatı, ölüm korkusunu sorgulaması ve içinde birçok metafor bulunduran çok değerli bir eser. Bunun tabii ki sinemaya uyarlanması çok kolay bir iş değildi. O yüzden Murat Çeri, çok zor bir işin altından kalktı. Tekste zarar vermeyecek şekilde sinematografi açısından belirli sahneler eklemek zorunda kaldık." değerlendirmesinde bulundu.
Düzyatan, metnin ağır bir oyun olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"Bunalımlar yaşayan, buhranlar içinde olan, çok da ağır ezberi olan bir rol olduğu için genelde set boyunca Hüsrev'in içinden çıkamadım. Bir ayın biraz daha üstünde Hüsrev'le haşır neşir oldum. Ama bir oyuncu için oynaması çok keyifli bir rol. Gerçekten o ağırlığı hissetmek, o hikayeyi oynamak insanı keyiflendiriyor. Elimizden geleni yaptık. 1 Mayıs'tan itibaren de vizyondayız. Seyircilerimizi sinema salonlarına bekliyoruz."
İlk kez 1937-1938'de Muhsin Ertuğrul tarafından tiyatroda sahnelenen eser, 87 yıl sonra Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle sinemaya kazandırıldı.