GÜNCEL

Bir damla suyun İstanbul'daki 19 asırlık yolculuğu

Her gün binlerce kişi Bozdoğan Kemeri'nin altından araçlarıyla yol alıyor, hafta sonlarını Belgrad Ormanı'nda doğayla iç içe geçiriyor, Taksim Meydanı'nda buluş

İstanbul
Bir damla suyun İstanbul'daki 19 asırlık yolculuğu

Her gün binlerce kişi Bozdoğan Kemeri'nin altından araçlarıyla yol alıyor, hafta sonlarını Belgrad Ormanı'nda doğayla iç içe geçiriyor, Taksim Meydanı'nda buluşuyor, Şehzade Camisi'nin duvarındaki su terazisini ya da tarihi çeşmeleri ise çoğu zaman fark etmiyor.

Oysa İstanbul'un en bilinen noktalarının büyük bölümü, yüzyıllar boyunca aynı su sisteminin birbirine bağlı halkalarını oluşturan dev bir mühendislik ağının parçalarını oluşturuyor.

Bugün kültürel miras olarak ayakta duran bentler, su kemerleri, galeriler, maksemler ve çeşmeler, Roma'dan Bizans'a, Osmanlı'dan günümüze uzanan ve İstanbul'un büyümesini mümkün kılan görünmeyen su medeniyetinin izlerini taşıyor.

İstanbul'un suyla kurduğu ilişkinin izleri yaklaşık 19 asır öncesine uzanıyor. Kentin belgelenebilen ilk su tesisleri, Roma İmparatoru Hadrian (MS 117-138) döneminde inşa edildi.

Nüfusun artmasıyla büyüyen su ihtiyacını karşılamak amacıyla şehir dışındaki kaynaklardan alınan sular, kanallar ve su yolları aracılığıyla yerleşim alanlarına ulaştırıldı.

4. yüzyıla gelindiğinde ise İstanbul'un büyüyen nüfusuyla su ihtiyacı da arttı. İmparator Valens döneminde, bugün Bozdoğan Kemeri olarak bilinen Valens Kemeri'nin de parçası olduğu isale hatlarıyla uzak kaynaklardan kente su taşındı ve İstanbul yeni su kaynaklarına kavuştu.

Roma ve Bizans dönemlerinde kurulan altyapı, İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet'in harap durumdaki su yollarını onartması ve yeniden işler hale getirmesiyle yaşatıldı.

Kanuni Sultan Süleyman döneminde ise Mimar Sinan'ın inşa ettiği Kırkçeşme Su Sistemi ile İstanbul, çağının en gelişmiş su altyapılarından birine kavuştu.

Yaklaşık 55 kilometrelik isale hattı, 33 su kemeri, kilometrelerce uzanan galerileri, kontrol bacaları, su terazileri, maksemleri ve dağıtım yapılarıyla sistem yalnızca Osmanlı'nın değil, 16. yüzyılın en büyük mühendislik projelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Belgrad Ormanı'nda biriken her damla suyun kilometrelerce süren yolculuğu, yalnızca bir mühendislik başarısını değil, Roma'dan Bizans'a, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan bir şehir hafızasını da gözler önüne seriyor.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/bir-damla-suyun-istanbuldaki-19-asirlik-yolculugu

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI