İki akıncı kardeşin güreşirken vefat etmeleri sonucu "bitmeyen efsane güreş" olarak adlandırılan Türk yağlı güreşinin en büyük organizasyonu Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde 665'inci buluşma 3-5 Temmuz günlerinde yapılacak.
3 Temmuz Cuma günü Sarayiçi Er Meydanı'nda minik pehlivanların kol bağlamasıyla başlayacak organizasyonda gelenek, 665'inci kez yaşatılacak. Aynı gün ilk 32'ye kalmak için başpehlivanlar mücadele edecek.
Cumartesi ve pazar günü müsabakalar çeşitli boylarda devam edecek. Organizasyonun son gününde (pazar) ise herkesin beklediği Türkiye'nin başpehlivanı final güreşiyle belirlenecek.
Kırkpınar'ın, Rumeli'nin fethine giden 40 akıncıdan Ali ile Selim kardeşlerin, fetih yolunda birbirleriyle saatlerce güreşmeleri sonrası can verdikleri efsanenin vücut bulmuş hali olarak biliniyor. Ali ile Selim'in vefat ettiği yerde pınarların kaynaması sonrası da 40 akıncıya ithafen bu ad veriliyor.
Rivayete göre, galibi belli olmayan güreşte can veren iki akıncının anısına başlayan Kırkpınar Yağlı Güreşleri, yüzyıllardır sürdürülen gelenekleriyle Türk spor kültürünün en köklü organizasyonları arasında yer alıyor.
Asırlardır bazı uygulamaları değişime uğrasa da Kırkpınar'ın "olmazsa olmaz" ritüelleri, organizasyonun efsane kimliğini yaşatmaya devam ediyor.
Ayakta ve yerde yapılan güreşlerde oyunlar, "elense, tırpan, kaz kanadı, ayakta güreşi bağlama, budama, paça, kazık, kepçe, kemane, kolbastı, köstek, künde, boyunduruk, kurt kapanı, yanbaş, sarma" olarak sıralanıyor.
Yağlı güreş kurallarına göre, rakibi sırt üstü getirmek, rakibini kucaklayıp, ayağını yerden kesmiş vaziyette en az üç adım taşımak, rakibi pes ettirmek, rakibin ayağından kispetini çıkarmak ya da boydan boya kispetin yırtılması yenilmenin işareti anlamına geliyor.
Yağlı güreşlerde hakeme, seyirciye veya rakibe söz ya da işaretle hakaret etmek, rakiple tartışmak, güreşi sulandırmak, şike yapmak, güreş kurallarına uymamak, hakeme riayet etmemek ceza gerektiriyor.
Kırkpınar'a özel bazı terimlerin anlamı ise şöyle: