Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsünün (UNIDIR) kıdemli araştırmacısı ve Rusya Nükleer Kuvvetleri Projesi Yöneticisi Pavel Podvig, Avrupa'da artan güvenlik endişelerine, Rusya-NATO ilişkilerine ve stratejik nükleer dengelere ilişkin Anadolu Ajansı (AA) muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Avrupalı liderlerin Rusya'nın NATO üyelerine yönelik olası saldırısına ilişkin uyarılarını değerlendiren Podvig, bu tür söylemlerin "karşılıklı caydırıcılık politikalarının" parçası olduğunu belirtti.
Podvig, tarafların söylemlerine temkinli yaklaşılması gerektiğini vurgulayarak "Gerçek anlamda ciddi bir adım, bir müdahale ya da benzeri bir girişim, belirli hazırlıklar gerektirir. Bunlar, sadece söylem veya retorik düzeyinde kalmaz, insan gücü, teçhizat hareketliliği ve benzeri somut unsurlarla sahada görünür hale gelir. Anladığım kadarıyla şu ana kadar bu yönde bir hareketliliğe dair rapor bulunmuyor." dedi.
Stratejik hamlelerin kamuoyuna yansıyan ve yansımayan yönlerinin bulunduğuna dikkati çeken Podvig, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe'in Rusya'ya gizli ziyaretinin gerçekten bu tür bir hazırlıkla mı yoksa hazırlık emareleriyle mi ilgili olduğunun tam bilinmediğini söyledi.
Podvig, "Moskova'ya bir tür uyarı veya mesaj iletilmiş olabileceği ihtimalini de tamamen göz ardı edemeyiz ancak sahadaki göstergelerden okuyabildiğim kadarıyla ortada ciddi bir hareketlilik yok. Kaliningrad bölgesinde seferberlik hazırlıkları gibi bazı faaliyetlere dair haberler çıktı fakat bu, askeri bir harekattan tamamen farklı bir durum." şeklinde konuştu.
Rusya'nın nükleer doktrinindeki değişikliklere rağmen genel çerçevenin korunduğunu dile getiren Podvig, doktrinin Rusya'nın egemenliği ile toprak bütünlüğüne yönelik hayati bir tehdide karşı nükleer silahlara başvurulabileceğini öngördüğünü hatırlattı.
Podvig, sözlerine şöyle devam etti:
"Biz, şu an bu tür bir saldırı (planı) görmüyoruz, bu nitelikte yaşanan hiçbir şey yok ve NATO'nun da böyle bir planının olmadığını kesin şekilde söyleyebiliriz. Bence şu an Avrupalılar, genel olarak uluslararası toplum ve bu bağlamda Türkiye için Rusya'nın egemenliğini veya toprak bütünlüğünü tehlikeye atacak hiçbir durumun olmadığını kamuoyuna açıkça ilan etme zamanıdır. Bu tür kamuoyu baskılarının işe yaradığını biliyoruz."
Nükleer silah kullanımının veya tehdidinin sahada görünür hazırlıklar gerektirdiğini belirten Podvig, "Bir eyleme girişmek için sahada somut değişiklikler yapmanız gerekir. Birliklerin konuşlandırılması, sevk sistemlerinin veya silahların hareket ettirilmesi gerekir. Ayrıca Rusya, bu çatışmaya nükleer silahları hatta nükleer silah tehdidini dahil etmeyi ciddi olarak düşünseydi devlet başkanından veya üst düzey yetkililerden bu adımı hazırlayan ya da meşrulaştıran açıklamalar duyardık." değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerini artırmasını uluslararası ilişkilerdeki "güvenlik ikilemi" kavramıyla açıklayan Podvig, tarafların birbirinin adımlarına karşılık vererek gerilimi tırmandırdıklarını belirtti.