Muralidhar, İsrail'in saldırıları ve ablukası altında bulunan Gazze'de yaşanan soykırım 1000. gününe girerken, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Durumun çok vahim olduğunu vurgulayan Muralidhar, "Gazze'de altyapıda büyük bir yıkım yaşandı. Elektrik yok, sanitasyon yok. Birçok insan zorla yer değiştirmeye maruz kalıyor ve birçoğu Gazze'nin güneyine kaçmak zorunda kalıyor. Refah'ta sağlıksız koşullarda devasa mülteci kampları var. Yani durum çok vahim. Çocuklar özellikle hedef alınıyor. Gazze'de kimse güvende değil. İnsansız hava araçları özellikle çocukları hedef alıyor." ifadelerini kullandı.
Muralidhar, Gazze'de çok sayıda yetişkinin de hayatını kaybettiğini, sağlık çalışanları, tesisleri, yetimhaneler ve okullara saldırılar düzenlendiğini anlattı.
Gazetecilerin de hedef alındığına işaret eden Muralidhar, "(Gazze'de) Hayat cehennem gibi. Bundan hiç şüphe yok. Bu mülteci kamplarında çocuklar lağım suyunda oynuyor. 700 kişi bir tuvaleti paylaşıyor. Mahremiyet yok ve bu korkunç bir deneyim. Birçoğu acil tıbbi yardım için tahliyeyi bekliyor. Refah Sınır Kapısı'ndan tahliyeye izin verildiği iddia edilse de hepimiz bunun çok yavaş ve azar azar gerçekleştiğinin farkındayız." dedi.
Ürdün, Mısır ve çevredeki tüm ülkelerin bu hastaları tedavi için kabul etmeye istekli olduğuna değinen Muralidhar, İsrail'in ihtiyaç duyulan tıbbi tahliye sayısına izin vermediğini ve insani yardım girişini aktif olarak engellediğini vurguladı.
Muralidhar, bir konu veya olay hakkında rapor hazırladıklarında hem Filistin makamlarına hem de İsrail'e, BM'deki Daimi Temsilcilikleri aracılığıyla önceden bir kopyasını gönderdiklerini aktararak İsrail'in, bunlara hiçbir zaman yanıt vermediğini belirtti.
"(İşgal altındaki Filistin topraklarına) İsrail bizi o topraklara girmekten alıkoyuyor. Bu yüzden çabalarımız sonuçsuz kalıyor." diyen Muralidhar, İsrail'in buralara görev için izin almış doktor ve tıbbi malzemelerin dahi girişine izin vermediğini dile getirdi.
Gazze'de gerçek bir ateşkes var mı sorusuna yanıt veren Muralidhar, "Hayır, kesinlikle değil. Bunu raporumuzda da belirttik ve bu Mart 2026'ya kadar olan olayları kapsıyor. Ancak bugün dahi hava saldırılarının devam ettiğini göreceksiniz. Çocuklar hedef alınıyor, sağlık tesisleri hedef alınıyor, ambulanslar hedef alınıyor ve gazeteciler hedef alınıyor. Sahadaki durum değişmedi. İsrail, sözde ateşkesi kasten görmezden geliyor. Bu Komisyon, Eylül 2025'te Gazze'de soykırımın gerçekleştiğine inanmak için elimizdeki tüm kanıtları listeleyen ayrıntılı bir rapor yayımladı. Çocuklarla ilgili (son) mevcut rapor, Komisyonun bu bulgusunu daha da doğruluyor." diye konuştu.
Gazzeli çocuklarla ilgili son raporlarında, İsrailli parlamenterler ve politikacıların "her Gazzeli çocuğun düşman, Filistin'de doğan her çocuğun terörist olduğuna ve hepsinin ortadan kaldırılması gerektiğine" yönelik açıklamaları olduğuna değindiklerini aktaran Muralidhar, bu durumun çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine işaret etti.
Muralidhar, Komisyonun raporuna ilişkin şunları kaydetti: