Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 20-28 Haziran tarihlerinde düzenlenen Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında Bloomberg Philanthropies tarafından düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yaptı.
Dünyanın halihazırda iklim ve enerji olmak üzere iki krizi aynı anda yaşadığını dile getiren Guterres, bu krizlerin birbirinden bağımsız olmadığını söyledi.
Guterres, her iki krizin de temelinde fosil yakıtlar olduğunu ifade ederek, "İkisi de aynı çözümü gerektiriyor. Temiz enerjiye hızlı ve adil bir geçiş ve halihazırda iklim değişikliğinin zararıyla karşı karşıya olan toplumlar için uyum, dayanıklılık ve iklim adaletinde bir artış." diye konuştu.
İklim felaketlerinin giderek daha sık, yıkıcı ve maliyetli hale geldiğini ve yaklaşan El Nino'nun sıcaklıkları daha fazla artırarak gıda ve su sistemlerini bozduğunu anlatan Guterres, dünya liderlerinin 10 yıl önce küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,5 dereceyle sınırlandırmak amacıyla vardığı Paris Anlaşması'nı anımsattı.
Guterres, bilim insanlarının yıllık ortalama sıcaklıkların gelecek yıllarda bu eşiği aşacağını tespit ettiğini belirterek, "Önümüzdeki görev, bu eşiğin aşılmasını sınırlamak, süresini kısaltmak ve sıcaklık artışını mümkün olduğunca hızlı şekilde 1,5 derecenin altına indirmektir. Her bir derece kesri ve anı önemli çünkü aşım ne kadar yüksek ve uzun sürerse, geri dönüşü olmayan değişiklikleri tetikleyen atmosferik dönüm noktalarını aşma riski o kadar artar." uyarısında bulundu.
Öte yandan, Orta Doğu'daki savaş kaynaklı enerji krizinin de dünyada birçok ülke için borç, gıda ve kalkınma şoku yarattığını dile getiren Guterres, şöyle devam etti:
"Bu iki kriz, modası geçmiş bir kalkınma modelinin sınırlarını bir kez daha ortaya koydu. Fosil yakıtlarla çalışan, tek bir çatışmanın küresel enerji arzını altüst edebileceği ve tek bir darboğazın fiyatları fırlatabileceği bir model. Bu ayrıca, doğayı sınırsızmış gibi ve sonuçları düşünülmeden tüketilebilecek bir kaynak olarak gören bir model. Muazzam bir zenginlik yaratan ancak aynı zamanda eşitsizliği derinleştiren ve güvensizliği körükleyen bir model. Bu krizlere en az neden olanların en yüksek bedeli ödediği bir model. Çıkarılacak ders, bu modelin bir geleceğinin olmadığı. Uluslararası toplum, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Ajandası'nı kabul ettiğinde bu modelin sınırlarını fark etti. Dün
Enerji bağımsızlığı, fosil yakıt bağımlılığı üzerine kurulamaz. Yenilenebilir enerji kaynakları, gerçek enerji güvenliğinin temel taşı. Ulaşım, binalar ve sanayide elektrifikasyonun artırılması, emisyonları azaltmanın ve ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığı kırmanın en hızlı yollarından biri. Ekonomiler temiz elektrikle ne kadar çok çalışırsa, o kadar güvenli, dayanıklı ve rekabetçi hale gelir."
Guterres, ekonomilerin temiz kaynaklarla enerji güvenliğini sağlayabilmeleri için 7 önemli adım sıraladı.
Bunlardan ilki olarak 1,5 derecenin üzerine çıkabilecek sıcaklık artışının boyutu ve süresini sınırlandırmak için daha acil adımlar atılması gerektiğini aktaran Guterres, üretici ve tüketici ülkelerin petrol ve gaz sektörü için yeni bir küresel standart belirlemeleri çağrısında bulundu.