İzmir Demokrasi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Arif Bağbaşlıoğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliğine Almanya'nın seçilememesi ve Kırgızistan'ın seçilmesinin uluslararası sistem açısından taşıdığı anlamı AA Analiz için kaleme aldı.
***
BM Genel Kurulu'nda 3 Haziran'da BMGK'nin daimi olmayan üyelerini belirlemek amacıyla yapılan seçim, diplomasi ve uluslararası politika açısından beklenmedik bir biçimde sonuçlandı. 2026 yılı sonunda görev süreleri sona erecek olan Danimarka, Yunanistan, Pakistan, Panama ve Somali'nin yerine Avusturya, Portekiz, Kırgızistan, Trinidad ve Tobago ile Zimbabve seçildi.
Seçimin sürprizi, bu üyeliği uluslararası politikada daha etkin bir rol üstlenmek için önemli gören ve bu nedenle yoğun bir kampanya yürüten Almanya'nın, BM üyelerinden yeterli desteği alamayarak bu göreve seçilememesi oldu.
Portekiz’in 134, Avusturya’nın 131 oy aldığı seçimde Almanya 104 oyda kaldı. Seçimin bir başka dikkati çeken sonucu ise Kırgızistan’ın tarihinde ilk kez BMGK geçici üyeliğine seçilmesi oldu.
Kolektif güvenliğin sağlanması, uluslararası anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi ve kuvvet kullanma yasağı ilkeleri üzerine kurulan, BM ve ona bağlı uzmanlık kuruluşlarından oluşan BM sistemi, eleştiri ve tartışmalara konu olsa da uluslararası sistemin temel yapıtaşlarından biri olmaya devam ediyor.
Temel amacı uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması olan BM'nin kurumsal yapısı aracılığıyla güvenlik, ekonomi, sağlık, iletişim, ulaşım ve teknik ile diğer konulardaki faaliyetleri dikkate alındığında mevcut uluslararası sistemin en kapsamlı güvenlik örgütü olduğu açıktır. Ancak bugün sorgulanan husus, BM’nin amaçlarını gerçekleştirmedeki başarısı ve bu yöndeki kabiliyetidir.
BM Antlaşması'nın 24. maddesi, örgütün temel amaçlarından olan uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında başlıca sorumluluğu Güvenlik Konseyi'ne vermiştir. Güvenlik Konseyi, BM’nin en güçlü ve özel yetkilere sahip karar organı olarak, üye ülkeler arasında güvenlik ve barışı korumakla sorumludur ve bu görevini gerçekleştirebilmek adına yaptırım yetkisiyle de donatılmış bir mekanizmaya sahiptir. BM’nin diğer organları tarafından alınan bütün kararlar tavsiye niteliği taşırken, Güvenlik Konseyi kararları üye ya da üye olmayan devletler açısından bağlayıcı nitelik arz etmektedir. Güvenlik Konseyi beşi daimi olmak üzere on beş üye ülkeden oluşmaktadır. Geçici ülkeler coğrafi dağılım dikkate a
Görev, ilke ve hedefleri değerlendirildiğinde etkinliği haklı olarak sorgulanan BMGK daimi olmayan üyelik kategorisi seçilen ülkelere belirli konularda önemli avantajlar sağlamaktadır. Veto hakları olmasa bile bu üyeler, bağlayıcı karar alabilen Güvenlik Konseyi’nin gündemini şekillendirebildikleri gibi, karar tasarısı hazırlayabilir, uluslararası yaptırımlar, barış operasyonları ve uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması ile ilgili diğer önemli konularda oy kullanabilirler.
Seçilen ülkenin uluslararası prestijini ve diplomatik görünürlüğünü artırdığı dikkate alındığında, bu üyelik söz konusu ülkeye dış politika sorunlarını, tehdit algılamalarını uluslararası toplumun gündemine taşıma ve diğer ülkelerle diplomatik temasları güçlendirme fırsatı sunmaktadır. Ayrıca ülkenin diplomatik ağını genişletmesine ve uluslararası müzakerelerde daha görünür bir aktör haline gelmesine katkı sağlar. Devletlerin dış politika hedeflerine ulaşmaları açısından diplomasiyi sessiz bir güç olarak tanımlarsak, bu üyelik kategorisinin ilgili devletler için sadece iki yıllık geçici bir görev olarak değil uzun vadeli bir diplomatik yatırım olarak görüldüğü ifade edilebilir.