Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığının müşteki kurumlar olarak yer aldığı 178 sayfalık iddianamede, 41 mağdur ve 7'si tutuklu 19 kişi şüpheli sıfatıyla yer aldı.
Tutuklu Özcan'ın "icbar suretiyle irtikap ve irtikaba teşebbüs", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "5072 sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlarından, diğer 18 şüphelinin de çeşitli suçlardan cezalandırılması istenen iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
İddianamede, soruşturmanın, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatıldığı aktarılarak, Özcan'ın makamında zincir market temsilcileriyle toplantılar yaptığı, bazı firmalardan Bolu Bel Sanayi ve Ticaret AŞ ile reklam sözleşmesi imzalamalarının istendiği belirtildi.
Reklam sözleşmesini kabul etmeyen firmalara daha önce uygulanmayan muhteva ve yoğunlukta denetimler yapıldığı ifade edilen iddianamede, Bolu'yu Seviyorum Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (BolSev) AŞ'nin tutuklu yönetim kurulu başkanı Ali Sarıyıldız'ın cezaevinde verdiği ifadenin soruşturmanın önemli delilleri arasında bulunduğu kaydedildi.
Sarıyıldız'ın ifadesinde, marketlere sözleşme baskısı yapıldığını, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış ve reklam sözleşmesi istendiğini ve kurban bağışı organizasyonunun Özcan'ın talimatıyla yürütüldüğünü öne sürdüğü aktarıldı.
İddianamede yer alan "marketler olayı" bölümünde Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Bolu Bel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı E.T. ve zabıta müdürü H.Y'nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek zincir marketleri Bolu Bel AŞ ile reklam sözleşmesi yapmaya zorladıkları, kabul etmeyen marketler hakkında rutin dışı yoğun denetimler gerçekleştirildiği bilgisine yer verildi.
İddianamede, "ruhsat olayı" bölümünde ise Özcan ve Can'ın, Bolu'da faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat ve belediye işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep ettiği bilgisi yer aldı.
İddianamede, paranın bir kısmının nakit olarak teslim edildiği, bir kısmının ise BolSev AŞ hesaplarına aktarıldığı belirtilerek, soruşturma sonrasında söz konusu tutarların müştekiye farklı açıklamalarla geri gönderildiği kaydedildi.
"Kurban olayı" başlığı altında ise BolSev Vakfı tarafından sosyal medya üzerinden kurban bağışı kampanyası düzenlendiği, 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde toplanan 845 bin lira karşılığında kurban kesimi yapılmadığı belirtilen iddianamede, dini duygular istismar edilerek vakıf ve bilişim sistemleri aracılığıyla "nitelikli dolandırıcılık" suçunun işlendiğinin değerlendirildiği ifade edildi.
İddianamenin, "Hak ediş olayı" bölümünde de belediyeden, hak ediş ödemelerinin zamanında yapılması için bir şirket yetkilisinden vakfa yardım talep edildiği, bu kapsamda 10 milyon liralık yardım konusunda anlaşma sağlandığı aktarılarak, müştekinin 2 milyon 500 bin liralık hak edişinin vakfa mahsup edilmesi için dilekçe verdiği kaydedildi.