GÜNCEL

Botanik bahçeleri, iklim değişikliği karşısında "biyoçeşitliliğin koruyucusu" rolünü üstleniyor

İklim değişikliği ve küresel sıcaklık artışları birçok bitki türünü tamamen yok olma ve coğrafi yaşam alanlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakırken her

Muş
Botanik bahçeleri, iklim değişikliği karşısında "biyoçeşitliliğin koruyucusu" rolünü üstleniyor

İklim değişikliği ve küresel sıcaklık artışları birçok bitki türünü tamamen yok olma ve coğrafi yaşam alanlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakırken her tür için farklı bilimsel, kültürel ve ekonomik kriterleri göz önünde bulundurarak tehlike altındaki bitkilerin muhafaza edilip yeniden yaşam alanlarına kazandırılmasını sağlayan botanik bahçeleri, tüm canlıların bir parçası olduğu biyolojik çeşitliliğin "koruyucusu" olma niteliğini kazanıyor.

Dünya üzerindeki canlı çeşitliliğini ve onların oluşturduğu ekosistemi tanımlayan biyolojik çeşitlilik veya "biyoçeşitlilik", dünyadaki yaşamın temelini oluşturuyor.

Çeşitli açık kaynaklarda biyoçeşitliliğin insan sağlığı, refah ve gıda güvenliği gibi toplumu yakından ilgilendiren konular için büyük öneme sahip olduğu belirtiliyor.

Organizmalar, ekosistemler ve ekolojik süreçler, insanoğlunun oksijen ve temiz suya erişimini sağlamakla kalmayıp karbon döngüsüne katkıda bulunuyor, bitkilerin büyümesini mümkün kılıyor, haşereler ile hastalıkları kontrol altında tutuyor.

Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Servisleri Üzerine Hükümetlerarası Bilim Politikası Platformu (IPBES), toprak ve deniz üzerindeki faaliyetlerde yaşanan değişimleri, doğal kaynakların sömürülmesini, iklim değişikliğini, çevre kirliliğini ve istilacı canlı türlerinin yayılmasını biyoçeşitlilik kaybının en büyük sebepleri arasında gösteriyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), karada yaşayan türlerin yüzde 80'inden fazlasına ev sahipliği yapan ormanların insanlar için yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgularken biyoçeşitliliğin insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar hızla kaybolduğu konusunda uyarıda bulunuyor.

Özellikle bitki biyoçeşitliliği, olumsuz çevresel etkenlere karşı dirençli türlerin gelişmesi ve ekosistemin sürdürülebilirliğinin sağlanması bakımından önem arz ediyor.

İklim değişikliği, kitlesel tür kayıpları, habitat değişimleri ve fenolojideki bozulmaların yanı sıra yeni bitki ve hayvan hastalıklarını da beraberinde getiriyor. Bu olumsuz gidişatın süreceğine dair öngörüler, bitki çeşitliliğinin korunmasını hem bugünün hem de geleceğin en kritik önceliklerinden biri haline sokuyor.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayımlanan rapora göre, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceye ulaşması halinde incelenen bitki türlerinin yaklaşık yüzde 8’i, 2 dereceye çıkması durumunda ise yüzde 16’sı coğrafi yaşam alanlarının yarısından fazlasını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacak.

Botanik Bahçeleri Koruma Birliğinin (BGCI) 58 bin 497 ağaç türü üzerinde yaptığı araştırmada türlerin yüzde 30'unun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu, 142 türün ise yok olduğu kaydediliyor.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/botanik-bahceleri-iklim-degisikligi-karsisinda-biyocesitliligin-koruyucusu-rolunu-ustleniyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI