Bu hastalıkla dünyaya gelen ve yüzde 96 oranında engel raporu bulunan 19 yaşındaki Alp Yasin Saraç, yürüyemeyip, konuşamasa da azmiyle hayata tutundu.
Orhan Gazi Anadolu Lisesi'nde 11. sınıf öğrencisi olan Saraç, diğer arkadaşları gibi parmak kaldırıp katılım sağlayamasa da jest ve mimikler sayesinde öğretmenleriyle iletişim kuruyor.
Saraç, sınavlarına ise burnuyla kullandığı tabletle girip, derslerini başarılı notlarla geçiyor.
Anne Fatma Bozkurt Saraç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğuştan SP teşhisi konulan oğlunun yüzde 96 ağır bedensel engelli olduğunu söyledi.
O dönemlerde hiçbir şeyi deneyimleme şansı olmayacağı için oğlunda zeka geriliğinin de olabileceğinin kendilerine iletildiğini ifade eden Saraç, "Çapa Tıp Fakültesinde Prof. Dr. Ayşe Resa Aydın, Alp'e sonsuz bir şekilde güvendi. Herhangi bir zihinsel ya da psikolojik bir durumunun olmadığına bizi de inandırdı. Alp, 18 yaşına kadar böyle yoğun bir terapi süreciyle geldi. Zihinsel olarak da hiçbir engel durumu yok, karma eğitim görebildi. Anaokuluna başladı, biz orada Alp'in diğer çocuklarla birebir aynı olduğunu gördük. Aslında Alp, orada bizi ilk defa dünyasına kabul etmiş oldu. Bu ortam bizim için gerçekten Alp'i anlayabilmemiz ve gözlemleyebilmemiz için bir şans oldu. O güne kadar sadece h
Anne Saraç, ortaokulda öğretmenlerinin sorduğu sorulara oğlunun jest ve mimikleriyle cevap verdiğini, liseye geldiğinde ise daha da bağımsız olduğunu, kendisinin veya eşinin teneffüslerde ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla onu okul koridorlarında beklediklerini dile getirdi.
Oğlunun gelecekteki hedefinin İletişim Fakültesi'ne gitmek olduğunu aktaran Saraç, "Doğduğu günden beri hayran olduğu Galatasaray'da, ileride bir gün haberler yazmak istediğini söylüyor. Orada spor muhabirliği ya da spor yorumcusu olmak istediğini söylüyor. Alp'in ellerini kullanamadığı ve konuşamadığı için burnuyla kullandığı bir tableti var. Onun dış dünyaya açıldığı hayatı aslında. Orada YouTube videoları çekerek yüklüyor. Instagram hesabından da düzenli olarak her zaman paylaşım yapıyor. Oldukça mutlu olduğunu söylüyor. Tabii ki sosyal hayat açısından da dışarıda eğlendiği, ettiği hiçbir şeyden geri kalmıyor. Çok sosyal bir çocuk. Yurt dışına falan gittiğinde de asla çekinmez, istekli."
Oğluna teşhis konulduktan sonra kendi mesleği olan avukatlığı bıraktığını dile getiren Saraç, şöyle devam etti:
"Alp'e teşhis konulduktan sonra 'Müvekkilime avukat çok, oğluma benden başka anne yok.' şeklinde düşündüm. Şu anda da arabuluculuk yapıyorum. Alp'in bugünlere gelmesi için emek verilmesi gerekiyordu. Biz, aile olarak Alp'in destekçisi olduk diyeceğim ama belki de o bizim destekleyicimiz, rehberimiz oldu. Pes etmeden mücadele edebilmemiz konusunda bizi destekledi. Aslında o buraya kendi çabasıyla geld. Biz sadece onun eli, dili, ayağı olduk. Ne kadar ağır, zor şartlar altında olurlarsa olsunlar bizim gibi mücadele vermek zorunda olan ailelerin devam etmelerini istiyorum. Hayata tutunacak bir bahane bulsunlar, o onların hayat neşesi olsun. Öyle ya da böyle hayat geçiyor ama geçerken de güzel v
Saraç, oğlunun Galatasaray aşığı olduğunu, Instagram sayfası ile "Alp ve Futbol Gündemi" YouTube sayfasında maç öncesi ve sonralarında kulübüyle ilgili yaptığı yorumların yer aldığı videoyu tablette burnunu kullanıp, montajladığını anlattı.