Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikasının (MESS) düzenlediği "İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni"nde yaptığı konuşmada, iş sağlığı ve güvenliği konusunun en az işin kendisi kadar önemli olduğunu söyledi.
İnsanın güvenliğinin sağlanmadığı, olası riskler karşısında hayatının hiçe sayıldığı bir çalışma ortamının, sadece ait olduğu müesseseye değil, ülkeye ve insanlığın geleceğine de hayırlı bir katkı vermesinin beklenemeyeceğini belirten Işıkhan, "Kalkınma ve büyüme mücadelemiz ancak alın teri ve göz nuru döken çalışanlarımızın, sağlık ve güvenliğiyle anlam kazanır ve böylece asıl amacına ulaşır. Bu anlayışla, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye’nin son çeyrek asrına yön veren kadrolar olarak, milletimizi ilgilendiren her alanda olduğu gibi, çalışma hayatında, iş sağlığı ve güvenliği politikalarının geliştirilmesi noktasında da çok önemli adımlar attık.
Işıkhan, işverenlere çalışanlarına daha sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı oluşturabilmeleri için destek vermeye devam edeceklerini dile getirerek, iş sağlığı ve güvenliğinin ortak bir çalışmayı gerekli kılan çok yönlü bir mesele olduğunu anlattı.
Bu konuda hedeflenen seviyeye ulaşabilmenin ilgili bütün tarafların ortak katkısı ve çabasıyla mümkün olacağına dikkati çeken Işıkhan, "Bizler, her alanda olduğu gibi, iş sağlığı ve güvenliği alanında da ortak aklı ve işbirliğini temel alan bir çalışma prensibini benimsedik. Bakanlık olarak tüm paydaşlarımızla yürüttüğümüz ortak projelerle; güvenlik kültürü anlayışının en üst seviyeye çıkarılması için kararlı adımlarla büyük bir mücadele verdik, vermeye de devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan, hedeflerinin çalışma hayatında sağlığı ve güvenliği tehdit eden her türlü riskli durumu ortadan kaldırarak, oluşabilecek kazaları asgari düzeye indirmek ve tek bir çalışanın dahi mesleği sebebiyle hayatını kaybetmediği sağlıklı bir çalışma hayatını oluşturmak olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Özellikle son dönemde, rehberlik ve teftişlerimizi ceza verme odaklı değil, işletmelerin gerekli tedbirleri hızla alarak, çalışanların sağlığını koruma odaklı, danışmanlık ve rehberlik çalışmaları şeklinde yürütüyoruz. Çünkü bizim amacımız, ceza keserek gelir elde etmek değil, iş yerlerinin ve çalışanların güvenliğidir. İşverenlerimizden de işçilerimizden de bu konuda çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. İş sağlığı ve güvenliği konusunu, bir işveren veya kamu hizmeti olarak değil, içselleştirilmesi gereken bir kültür, refleks haline getirilmesi gereken bireysel bir davranış biçimi olarak görmek zorundayız. Güvenlik kültürünün yerleşmesi maksadıyla, kreşlerden üniversitelere kadar her yaştaki
Kamu kurumları ile 50'den az çalışanı olan ve "az tehlikeli sınıfta" yer alan iş yerleri için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerini devreye aldıklarını, Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Toplantısı'nı 8 yıl aradan sonra geçen sene gerçekleştirdiklerini aktaran Işıkhan, 12-13 Mayıs'ta Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı'nın onuncusunu gerçekleştireceklerini belirtti.
Bu yılki konferansın mottosunun "Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz: Herkes İçin Sürdürülebilir İSG" olacağını anlatan Işıkhan, gelecek günlerde "2026-2030 Ulusal İSG Politika Belgesi" çalışmalarını da tamamlayacaklarını bildirdi.
Bakan Işıkhan, demografik yapının değişmesinin ve nüfusun yaşlanmasının ülkenin en önemli stratejik sorunlarından biri haline geldiğine işaret ederek, şunları belirtti: