Çanakkale Savaşları Enstitüsü yayınlarından "Türk Savaş Muhabirlerinin Kaleminden Çanakkale Savaşları" kitabı ve Anafarta Dergisi'nin 14'üncü sayısından derlenen bilgiye göre, askeri tarih literatürüne 19. yüzyılın başlarında giren "harp muhabirliği", Osmanlı Genelkurmayının izniyle Çanakkale Savaşları sırasında faaliyet alanı buldu.
Muharebe hattına gidecek gazetecilerin uyacağı kurallar, sorumlu oldukları konular ve ikazlar, "Harekat-ı Harbiyye-i Takibe Mezun Harb Muhabirleri Hakkında Talimatname"sinde 23 ayrı madde ve ilave iki uyarıyla belirlendi.
Birçok yabancı gazetecinin yanı sıra Türk gazeteciler de Çanakkale Cephesi'ni yerinde inceleyerek gözlem ve görüşlerini aktardı.
Çanakkale Cephesi, Türk savaş muhabirliği vazifesinin en disiplinli ve sistematik kurallar bütünüyle uygulandığı muharebe alanı oldu.
Hazırlanan talimatnamede bölgeye giden muhabirlerden cephe hattında gezerken sol kollarına takılan ve üzerinde "H.M. (harp muhabiri)" yazan beyaz şeridi asla çıkarmamaları istendi.
Cephede şahit oldukları anları görev yaptıkları gazetelere ileten savaş muhabirleri, şehit olan bir subayın defin merasimini, dilden dile dolaşan bir kahramanlık destanını, hastaneden, yemekhaneden kimi zaman ise ön hatlara varıncaya kadar karargah veya siperden gözlemlerini kaleme aldı.
Savaş muhabirleri, belirli bir tarih aralığında ve birbirlerini takip eder şekilde cephede görevlendirildi.
Bu savaş muhabirlerinden Milli Osmanlı Telgraf Ajansı adına çalışan Hüseyin Kazım Bey, cephenin açılışından kapanışına kadar bölgede bulundu.
Çanakkale Cephesi'nde Tasvir-i Efkar gazetesi adına görev yapan Kalcızade Mehmet Agah Efendi, İkdam Gazetesi muhabiri Kemaleddin Şinasi Bey, Tanin gazetesi muhabiri Ali Ekrem Bey, İkdam gazetesi muhabiri Burhaneddin Bey, Tasvir-i Efkar gazetesi foto muhabiri (İstiklal madalyasıyla taltif edilen gazeteci) Ebuzziyazade Velid Bey, Milli Osmanlı Ajansı ve Tanin muhabiri Cemil Hakkı Bey görev yaptı.
Cemil Hakkı Bey, İngilizlerin tahliyesinin hemen ardından Seddülbahir Kalesi, Ertuğrul Koyu, Tekke Koyu, Zığındere ve Morto Limanı bölgesinde dolaştı, geride bırakılan siperleri, depoları ve ganimet yığınlarını ilk gözlemleyenlerden biri oldu.