Milliyet’ten Ahenk Bayazıt’ın haberine göre Türkiye çimento sektörünün önde gelen oyuncularından OYAK Çimento, küresel ölçekte sıkılaşan finansal koşullar ve artan jeopolitik risklere rağmen 2025 yılında sergilediği performansla dikkatleri üzerine çekiyor. Şirketin Genel Müdürü Murat Sela, operasyonel verimlilik, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen stratejik dönüşümün hem kârlılığı hem de bilanço gücünü desteklediğini vurguluyor.
Yılı 56.5 milyar TL net satış ve 8.8 milyar TL net kâr ile tamamlayan OYAK Çimento, yalnızca ölçek büyümesine değil düşük karbonlu üretim ve teknoloji yatırımlarıyla uzun vadeli rekabetçiliğini pekiştirmeye odaklanıyor.
OYAK Çimento Genel Müdürü Murat Sela, “Uzun vadede amacımız sadece çimento üreten bir şirket olmanın ötesine geçerek sürdürülebilir şehirler için çözüm geliştiren bir yapı malzemeleri ve teknoloji şirketine dönüşmek” diyor.
■ OYAK Çimento’nun son dönemdeki finansal performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Büyümenin ana itici güçleri neler oldu?
2025 yılı küresel ölçekte finansal koşulların sıkılaştığı ve jeopolitik risklerin arttığı zorlu bir dönem oldu. Bu tabloya rağmen OYAK Çimento olarak disiplinli ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde güçlü bir performans sergiledik.
Yıl sonunda 56.5 milyar TL net satış ve 8.8 milyar TL net kara ulaştık. Bu performansın arkasında yalnızca hacim artışı değil, operasyonel verimliliği merkeze alan dönüşüm yaklaşımımız yer alıyor.
Yüzde 26.3 seviyesinde gerçekleşen FAVÖK marjımız da maliyet yönetimindeki disiplinimizi ortaya koyuyor. Güçlü bilanço ve yüksek likidite pozisyonumuz önümüzdeki dönemde hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda büyüme fırsatlarını değerlendirmek açısından önemli bir esneklik sağlıyor.
■ Şirketin toplam varlık büyüklüğü son yıllarda nasıl değişti? Bu artışta hangi yatırımlar belirleyici oldu?
Varlık yapımızdaki en önemli kırılma noktalarından biri 2024 yılında TCC Group Holdings ile kurduğumuz stratejik ortaklık oldu. Bu adım bizi küresel ölçekte çok daha güçlü bir yapının parçası haline getirdi. Ancak büyümeyi yalnızca ölçek artışıyla sınırlamıyoruz.
Son dönemde özellikle teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar varlık yapımızın niteliğini dönüştürdü. Bugün Türkiye’deki 7 entegre tesisimiz ve uluslararası operasyonlarımızla hem operasyonel hem finansal açıdan güçlü ve dengeli bir portföy yönetiyoruz.