GÜNCEL

Çini ustası 30 yıllık birikimini geleneksel motiflere yansıtıyor

Ortaokul yıllarında minyatür sanatçısı ağabeyinin atölyesinde çiniyle tanışan Aşar, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nü 201

İstanbul
Çini ustası 30 yıllık birikimini geleneksel motiflere yansıtıyor

Ortaokul yıllarında minyatür sanatçısı ağabeyinin atölyesinde çiniyle tanışan Aşar, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nü 2012 yılında birincilikle tamamladı.

Rıdvan Aşar, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Eski Çini Onarımları Bölümü'nde 2018 senesinde de yüksek lisans eğitimini tamamladı.

Daha sonra çeşitli çini imalathanelerinde çalışan Aşar, 10 yıldır Çiniciler Çarşısı'ndaki kendisine ait atölyede çini ustası olan eşi Özlem Ayar ile çalışmalarını sürdürüyor.

Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait çinilerinden esinlenen Aşar, söz konusu dönemlere ait motiflere özgün yorumlar ekleyerek çeşitli eserler yapıyor.

Aşar, AA muhabirine, ilkokul yıllarında resim öğretmeninin teşvikiyle başlayan sanat yolculuğunun, ortaokulda ağabeyinin yanında çini desenleri ve boyama çalışmalarıyla bir tutkuya dönüştüğünü söyledi.

Akademik eğitimin kendisine renk, kompozisyon, perspektif ve denge konusunda büyük katkı sağladığını vurgulayan Aşar, şöyle konuştu:

“Atalarımız 16. yüzyılda muhteşem eserler üretmişler. O eserleri üretirken perspektif, oran-orantı, renklerin uyumu ve çizgideki usul beni her zaman çok etkiledi. Osmanlı ve Selçuklu çinilerinden esinlenerek, orijinalliğini bozmadan kabartmalar ve farklı renk oyunlarıyla mekanlara yakışacak eserler üretmeye çalışıyorum. Çiniyle uğraşırken vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Boyama yaparken kendimi adeta çiçeklerin arasında kaybolmuş gibi hissediyorum.”

Aşar, Kütahya'dan temin ettiği "bisküvi" olarak adlandırılan, ilk pişirimi yapılmış çiniye desen ve kompozisyon çizip boyadıktan sonra atölyesinde sırlama ve fırınlama aşamasını gerçekleştirdiğini aktardı.

Eserlerinde hem parlak hem de mat sırlar kullandığını ifade eden Aşar, şöyle devam etti:

“Bisküviyi aldıktan sonra deseni belirleyip çizimini ve boyamasını yapıyoruz. Ardından sırlayıp fırına diziyoruz. Yaklaşık 935 derece sıcaklıkta 5 saat süren pişirim sürecimiz var. Fırın kapandıktan sonra soğumasını sabırla bekliyoruz. Çini sanatı tamamen sabır işidir. Bu işte sabretmezseniz ateşte açan çiçekleri toplayamazsınız. Biz de acele etmeden, göz nuru ve emekle ürettiğimiz 'ateşte açan çiçeklerimizi' fırından yavaşça çıkartıyoruz.”

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/cini-ustasi-30-yillik-birikimini-geleneksel-motiflere-yansitiyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI