Çin'in önemli ekonomi bürokratı ve iktisatçılarından, eski Ulusal İstatistik Bürosu Baş Ekonomisti ve eski Ticaret Bakanlığı Uluslararası Ticaret Genel Müdür Yardımcısı Yao Cingyüen, AA muhabirinin Körfez'deki çatışmanın Çin ekonomisine ve enerji güvenliğine olası etkilerine ilişkin sorularını yanıtladı.
Yao, Çin'de enerji kullanımı açısından kömürün başat olduğunu, yenilenebilir kaynakların da enerji terkibi içindeki payının giderek arttığını belirterek, "Çin'in enerji güvenliği konusunda, dürüst olmak gerekirse endişeli değiliz." ifadesini kullandı.
Çin'in yıllık petrol tüketiminin yaklaşık 700 milyon ton olduğunu, geçen yıl ülkede 210 milyon ton petrol üretildiğini, 577 milyon tonunun da ithal edildiğini belirten Yao, ülkenin tükettiği petrolün yüzde 70'ini ithal ettiğini, dolayısıyla petrol arzındaki kesintilerin ve fiyatlardaki dalgalanmaların etkisini hissedeceğinin açık olduğunu söyledi.
Yao, ancak Çin'in enerji tüketiminde petrolün payının üçüncü sırada olduğunu, petrolün gerek sanayi üretimi gerek hane halkı tüketimi açısından başat bir enerji kaynağı olmadığını vurguladı.
Çin'in sanayi üretiminde birincil kaynak olarak kömürü kullandığı ve geniş kömür rezervleri olduğunu dile getiren Yao, "Kömür hala Çin'in enerji tüketiminde birinci sırada yer alıyor ve geniş ölçekte üretiliyor. Enerji terkibinde kömüre öncelik veriyoruz. Teknolojik gelişim sayesinde kömürden enerji üretiminde verimliği de artırdık. Bugün 2 ton kömürden 1 ton petrol eş değeri enerji üretebiliyoruz." diye konuştu.
Yao, Çin'de yenilenebilir kaynakların enerji üretimindeki payının giderek arttığını, bunun da enerji güvenliğine katkıda bulunan bir faktör olduğunu ifade etti.
Çin'in karbon emisyonlarını azaltmak için enerjide yeşil dönüşüme büyük önem verdiğini, bu konudaki uygulamalara ciddi araştırma-geliştirme yatırımı yapıldığını söyleyen Yao, "Hidroelektrik, rüzgar ve güneş enerjisi ülkenin Batı bölgelerinde hakim enerji kaynağı konumunda. Çin, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapıyor. Yeşil enerji, Çin'in enerji gelişiminde giderek daha fazla paya sahip oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
Yao, Venezuela ve İran'daki gibi çatışmaların şüphesiz etkilerinin olacağını, fakat bunların kısa ve orta vadede sınırlı kalmasını beklediklerini belirterek, "Jeopolitik durumun, gelecek 5 yılda Çin'in enerji güvenliği üzerinde ciddi bir etkisi olmayacaktır." ifadesini kullandı.
Karmaşık jeopolitik sorunların birçok belirsizliği beraberinde getireceğini, bunun dünyanın en büyük ikinci ekonomisine sahip olan Çin'i etkilememesinin düşünülemeyeceğini söyleyen Yao, şöyle devam etti:
"Tüm o yıllar boyunca hızlı ekonomik büyüme içinde kafamız rahattı. Sonra şunu düşünmeye başladık, ya dünya artık barışçı olmaktan çıkarsa? Bu yüzden yıllar önce kalkınmanın güvenlikle eş güdüm içinde olması gerektiğini vurguladık. En önemli şey, Çin'in kendi içinde barışçı kalkınma ortamını korumak olmalı."