GÜNCEL

Çocuklar ve gençler dijital mecralarda cinsel kimlik karmaşasının girdabına çekiliyor

İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, çocukların dijital mecralarda farklı cinsel yönelim içerikleriyle erken yaşta karşılaşması ve bu konu

İstanbul
Çocuklar ve gençler dijital mecralarda cinsel kimlik karmaşasının girdabına çekiliyor

İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, çocukların dijital mecralarda farklı cinsel yönelim içerikleriyle erken yaşta karşılaşması ve bu konuda ailelerin yaşadığı sorunlara ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Ekran süresi artan çocukların özellikle dijital mecralarda var olabilmek için erken yaşlarda farklı farklı kimliklerde performans sergilemeye çalıştığını belirten Karabıyık, Kahramanmaraş ve Siverek'teki okul saldırılarının ardından saldırgan profillerinin sosyal medya analizlerinin de bunu doğrular nitelikte olduğunu söyledi.

Karabıyık, "Saldırganın her bir sosyal medya platformunda farklı bir kimlikle var olmaya çalıştığını gördük. Bu bir kimlik buhranına işaret ediyor ve bu buhrana sebep olan da bu saldırılar." değerlendirmesini yaptı.

Bu etkilerin tek bir mecrayla sınırlı olmadığına işaret eden Karabıyık, "Bu saldırılar organize bir şekilde ve bir ekosistem olarak geliyor. İşin içinde sanat, spor ve iş dünyası ile medya var, kültür ve sanat endüstrisi var. İşte bütün bunlar çocuklarımızın kimliğini hedef alıyor." dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Aralık 2025'te medya ve sosyal medyayı "8. cephe" olarak nitelendirdiğini ve "Genç nesillerin zihinlerini ve kalplerini medya ve sosyal medya üzerinden ele geçirmeliyiz." dediğini aktaran Karabıyık, sonrasında sosyal medya platformlarının algoritmik yapılarının çocuk ve gençlerin ekranlarda daha fazla zaman geçirmesine yol açtığını belirtti.

Aile Vakfı olarak Radyo ve Televizyon Üst Kuruluyla (RTÜK) işbirliğinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde "Dijital Anafor Zirvesi"nde bu konuyu ele aldıklarını anımsatan Karabıyık, "Her ailenin salonunun ortasında meydana gelen bir Bermuda Şeytan Üçgeni'ne dikkat çekmeye çalıştık. Bu üçgenin bir köşesinde telefon ve tablet, bir köşesinde televizyonlar, bir köşesinde bilgisayar ekranı var. Eğer aile bağlarınız zayıflarsa, bu üçgenin anaforu, girdabı da çok kuvvetliyse çocukları ve gençleri içerisine çekip alıyor ve savurup bambaşka yerlere atıyor. İşte bu kimlik meselesinde saldırının en yoğunlaştığı alan da cinsel kimlik. Bu saldırının faili de LGBT lobileri." diye konuştu.

Karabıyık, LGBT propagandası ve dayatmasının farklı kültürel alanlar aracılığıyla çocukları ve gençleri etkilediğini, özellikle çizgi filmler, kitap, müzik endüstrisi, K-pop gibi akımlarla çocukları hedef aldığını dile getirdi.

Dijital platformlardaki içeriklere de değinen Karabıyık, "Dijital platformlarda, Netflix gibi platformların içeriklerine baktığınızda neredeyse her yapımın içerisinde LGBT propagandasına maruz kalıyoruz. Bu propagandanın sebep olduğu psikolojik etki, bir süre sonra cinsel kimlik karmaşası olarak karşımıza çıkıyor." dedi.

LGBT lobisinin temel propaganda mesajının "Eşcinsellik doğal bir durumdur ve insan doğasında vardır." olduğunu kaydeden Karabıyık, bu görüşün gençler üzerindeki etkisini 2022'de yaptıkları saha araştırmasında da tespit ettiklerini, 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 46,7'sinin bu görüşü benimsediğini aktararak, görüşün bilimsel verilerle çeliştiğini söyledi.

Görüşün benimsenmesinin ardından gençlerin farklı içerik ve çevresel etkilere maruz kaldığını belirten Karabıyık, "Bunu kabul ettiğiniz, bu propagandayı içselleştirdiğiniz andan itibaren başka bir alana savruluyorsunuz ve o alanda maruz kaldığınız içerikler, yediğiniz içtiğiniz gıdalardaki cinsiyet bükücü kimyasallar ve akranların çeşitli etkileriyle cinsel kimlik karmaşasının gençleri girdabına çektiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/cocuklar-ve-gencler-dijital-mecralarda-cinsel-kimlik-karmasasinin-girdabina-cekiliyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI