Okula başlamadan önce yapılacak kapsamlı bir çocuk muayenesi, fark edilmeyen sağlık sorunlarının erken dönemde ortaya çıkarılmasına ve çocuğun eğitim hayatına daha sağlıklı başlamasına yardımcı oluyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, “Çocukluk döneminin en hızlı büyüme ve gelişme dönemlerinden biri olan okul öncesi yıllar, fiziksel olduğu kadar zihinsel, sosyal ve akademik gelişim açısından da büyük önem taşıyor. Çocuğun okula başlamadan önce genel sağlık değerlendirmesinden geçirilmesi, yalnızca mevcut bir hastalığın saptanması açısından değil, ileride öğrenme ve okul başarısını etkileyebilecek sorunların önceden fark edilmesi açısından da kritik rol oynuyor” diyor.
Görme ve işitme problemlerinden büyüme-gelişme geriliklerine, demir eksikliğinden beslenme sorunlarına kadar birçok durumun aileler tarafından günlük yaşam içerisinde fark edilmeyebildiğini belirten Dr. Gökyar, "çocuğum kendini iyi hissediyor ve herhangi bir şikayeti yok" şeklindeki düşüncenin de yanıltıcı olabileceğini vurgulayarak, “Çünkü bazı görme ve işitme problemleri, demir eksikliği, büyüme-gelişme sorunları, ağız ve diş sağlığı problemleri veya bazı beslenme yetersizlikleri uzun süre belirgin bir yakınmaya yol açmayabiliyor” uyarısında bulunuyor.
İşte, Dr. Gökyar'a göre özellikle okul öncesi dönemde 10 kritik sağlık kontrolü...
Okul öncesi sağlık kontrolünde çocuğun boyu, kilosu, vücut kitle indeksi ve büyüme eğrileri değerlendirilmelidir. Yalnızca yaşıtlarına göre kilosunun veya boyunun normal olup olmadığına bakmak yeterli değildir; büyümenin zaman içerisindeki seyri de önemlidir. Boy veya kilo artışının beklenenden yavaş olması beslenme sorunlarından kronik hastalıklara kadar çeşitli durumların ilk işareti olabilir. Benzer şekilde aşırı kilo ve obezite de ilerleyen yaşlarda diyabet, hipertansiyon ve diğer metabolik sorunlar açısından risk oluşturabilir.
Çocuklar görmelerindeki problemi her zaman ifade edemeyebilir. Özellikle küçük çocuklar bulanık veya tek gözle daha az görmeyi normal kabul edebilir. Görme kusurları ve göz tembelliği erken dönemde fark edilmediğinde okulda tahtayı takip etme, kitap okuma, yazı yazma ve dikkatini derse verme gibi konularda çocuğu zorlayabilir. Bu nedenle okul öncesi dönemde görmenin değerlendirilmesi büyük önem taşır.
İşitme kayıpları da ailelerin gözünden kaçabilen sorunlar arasında yer alır. Çocuk sese tepki veriyor olsa bile özellikle hafif veya tek taraflı işitme kayıpları fark edilmeyebilir. İşitme problemi olan bir çocuk, öğretmenin söylediklerini tam olarak anlayamayabilir, yönergeleri takip etmekte zorlanabilir veya arkadaşlarıyla iletişiminde güçlük yaşayabilir. Bu durum zaman içerisinde dil gelişimini, öğrenmeyi ve okul performansını etkileyebilir.
Okul öncesi dönemde demir ihtiyacı, devam eden büyüme nedeniyle önemlidir. Özellikle seçici beslenen, yeterince demir içeren gıda tüketmeyen veya risk faktörleri bulunan çocuklarda demir eksikliği açısından değerlendirme yapılmalıdır. Demir eksikliği yalnızca kansızlığa yol açmaz; çocuğun dikkat, öğrenme, enerji düzeyi ve bilişsel performansını da olumsuz etkileyebilir. Ancak her sağlıklı çocuğa otomatik olarak bütün kan tetkiklerinin yapılması yerine, çocuk doktorunun beslenme öyküsü, büyüme durumu ve muayene bulgularına göre gerekli testleri belirlemesi daha doğrudur.
Özellikle D vitamini, demir ve gerektiğinde B12, folat gibi vitamin ve mineraller, çocuğun büyümesi ve genel sağlığı açısından önem taşır. Burada önemli olan, bütün çocuklara gelişigüzel vitamin-mineral tahlili yapmak veya doktor önerisi olmadan takviye başlamak değildir. Çocuğun beslenme şekli, büyüme-gelişme özellikleri, güneşlenme durumu ve varsa klinik bulguları değerlendirilerek hangi tetkiklerin gerekli olduğuna karar verilmelidir. Eksikliklerin bulunduğu çocuklarda halsizlik, iştahsızlık, büyüme sorunları, dikkat ve öğrenme güçlükleri gibi çeşitli problemler ortaya çıkabilir.