TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Durgut, "Bugün burada çok ağır kayıplar ve zor süreçler yaşamış olan siz mağdur yakınlarını dinlemek, yaşananları doğrudan sizlerden duymak ve bu meseleye her yönüyle dikkatle yaklaşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Buradaki varlığınız son derece kıymetlidir. Biz bu komisyon çatısı altında suça sürüklenen çocuklar meselesini yalnızca hukuki ya da idari bir başlık olarak ele almıyoruz. Bu meselenin mağdurları, mağdur yakınları, çocuklar, gençler ve toplumun güven duygusu üzerinde ortaya çıkardığı sonuçlar
‘5-6 YIL SONRA BİZİ ÖLDÜREN KATİLLE KARŞILAŞABİLİR MİYİM?’
Ardından İstanbul Güngören'de, 14 Ocak'ta yan bakma nedeniyle çıkan kavgada hayatını kaybeden 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın kardeşi Doruk Çağlayan’ın mektubu okundu. Mektubu Yasama Uzmanı Sezen Civelek Tokgöz okudu. Mektupta şu ifadeler yer aldı:
"Merhaba, ben Doruk Çağlayan; maalesef, artık adını duyunca herkesin hüzünlendiği Atlas Çağlayan'ın ikiziyim. Birlikte doğduğum kan bağım, can bağım ikizim artık hayatta değil. Bu mektubu yazmak benim için çok zor. Bebekliğimi hatırlamıyorum ama ailemin anlattığı her hikayeyi birlikte dinlerdik. Biraz büyüdük, ana sınıfına birlikte gittik. Bizi herkes 'Atlas Doruk' diye tanırdı. İlkokul, ortaokul ve lise 1'e kadar aynı sınıftaydık. Biz kardeşten öteydik; bir gün bile konuşmadığımız, birbirimizi görmediğimiz bir hayat yaşamadık ta ki o korkunç güne kadar. Lise 2'de okullarımızı ayırdık. Atlas sağlıkçı olmak istediğine karar verdi, ben ise henüz mesleğime karar veremedim. Okuldan çıktığımda ön
‘ACI DOLU BİR SÜREÇ YAŞADIK’
Esenler'de yaşadığı apartmanın önünde etrafı kirletip gürültü yapan kişilerle yaşadığı tartışma sonucu kalbinden bıçaklanarak öldürülen Abdurrahman Balcı’nın annesi Zeynep Balcı söz aldı. Yaşanan olayı hatırlatan Balcı, “Ben onlardan çok oğlumdan bahsetmek istiyorum ve gerçekten yaşadığımız acı dolu süreçten bahsetmek istiyorum. Sayın Savcımız bunların hepsinin tutuklanmasını istediği halde maalesef 6'sından sadece 1'i yakalanıyor, o da kendisi teslim oluyor. Katilin bizzat kendisi ve geri kalan hepsini hakim salıveriliyor. Çok ağır bir süreç yaşadık, tehditler aldık. Size oğlum Abdurrahman Balcı'yı göstereyim. Şu güzel evlada bakın, bir de buna bakın. Sayın milletvekilleri; ben asil, siz ve
‘ZULMEN ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARIMIZIN ‘ZULÜM ŞEHİDİ’ OLARAK ANILMASINI İSTİYORUM’
Balcı ardından komisyondan şunları talep etti;
"18 yaş altındaki failler için bir talebimiz var; işledikleri suçun gerçek bedeli ödenmelidir. Yani işlediği suçun cinsi neyse ve hangi suçu işlediyse onun bedelini ödemek zorundadır. Bedelini ödemediği suçun arkasına sığınıp ertesi gün veya bir sonraki yıl ne yapacak? Daha fazla suça karışacağı kanaatindeyiz. Caydırıcılığı olmayan bir sistemin arkasına sığınıyor bunlar, caydırıcı olmayan bu sistemin kökten değişmesini istiyoruz çünkü zaten bizim çocuklarımız toprak altında, evlatlarımızın hakkı ne olacak onu sormak istiyorum. SSÇ'leri korumak adı altındaki bu kanunu, çocukları korumak için uygulanan bu kanunu anladım da peki, toprak altında yatan çocuklarımızın hakkı ne olacak onu sormak is
‘18 YAŞ ALTI VAKALARA DUYGUSAL YAKLAŞMAMIZ LAZIM’