Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kez başbakanlığı döneminde 2005 yılında katıldığı BM 60. Genel Kurulu’nda, teşkilatın daha demokratik, şeffaf ve tüm üyelerin iradesini yansıtan bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, Genel Kuruldaki hitabında, "Her şeyden önce kendini yenileyen, daha demokratik ve şeffaf, tüm üyelerin ortak iradesini temsil kabiliyetine sahip, uluslararası ihtilafların çözüm zemini olan, dünya barışının teminatı olarak görülen, saygınlığı, tüm üyeleri tarafından yüceltilen, daha aktif ve daha dirayetli bir BM teşkilatı, insanlığın ortak yararınadır." mesajını verdi.
Erdoğan, konuşmasında terörle mücadele konusuna dikkati çekerek "Dünyanın herhangi bir köşesinde yaşanan terör eylemi hepimizi hedef alan bir insanlık suçudur. Sınır tanımayan terörü lanetliyor, terörün acı tecrübesini bizzat yaşamış bir ülkenin başbakanı olarak tüm insanlığa yönelik bu tehditle mücadelede dayanışma ve daha etkin işbirliği çağrısını buradan yineliyorum." ifadelerini kullandı.
O günden bu yana gerçekleştirdiği konuşmalar, Türkiye’nin dış politikasındaki evrimi ve küresel meselelere bakışını yansıtan tarihi bir arşiv niteliği taşıyor.
Erdoğan, 2009'da katıldığı BM 64. Genel Kurulunda ise BM'nin yapısının reforme edilmesi gerektiğine işaret etti.
Adil ve katılımcı bir küresel düzenin kurulması için BM'nin etkinliğinin artması gerektiğini dile getiren Erdoğan, "Temsil kabiliyeti güçlendirilmiş, demokratik, şeffaf, adil ve etkin bir Birleşmiş Milletlerin, küresel barış ve istikrara daha fazla katkı yapacağına inanıyoruz. Birleşmiş Milletler, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma, yoksullukla mücadele, kadın-erkek eşitliği, insan hakları ve insan onurunun korunması konularında, daha etkin bir kurum haline gelmelidir. Bu amaca matuf reform girişimlerine tam destek veriyoruz. Fakat Birleşmiş Milletler sistemindeki reformun, Güvenlik Konseyi de reforma tabi tutulmadığı müddetçe başarılmış sayılamayacağı muhakkaktır." değerlendirmesine
2011'deki BM 66. Genel Kurulunda bölgesel konulara değinen Erdoğan; Suriye, Libya, Somali, Filistin'e ilişkin mesajlar verdi, Azerbaycan topraklarının yıllardır süren haksız işgalinin sona ermesi gerektiğini belirtti.
Erdoğan, "Karabağ sorununun bu şekilde çözümsüz kalması asla kabul edilemez, uluslararası sorunlara, kangren haline gelmeden çözümler bulunması, hepimizin siyasi ve ahlaki sorumluluğudur." dedi.
Erdoğan’ın BM tarihindeki en kritik çıkışlarından biri, 2014 yılında yaptığı konuşmada dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" ifadesi oldu. BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinin iki dudağı arasına mahkum edilen bir küresel sistemin, Filistin ve Suriye gibi krizlerde etkisiz kaldığını vurgulayan Erdoğan, bu ifadesiyle uluslararası kamuoyunda "küresel reform" tartışmalarını başlatan lider oldu.
BM'nin reform ihtiyacını, "Dünya beşten büyüktür" ifadesiyle dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: