Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
"Hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle düzenlediğimiz Zafer Bayramı Özel Programımızı teşrif eden her bir konuğumuza teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Bugün maalesef Girne'den hepimizi derinden üzen bir kaza haberi aldık. Sözlerimin hemen başında, Girne açıklarında yaşanan feribot kazasında vefat eden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyor; sağ olarak kurtulan kardeşlerimize ise geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Kazanın nedenlerinin tespiti ve ihmali olan varsa sorumlulardan hesap sorulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarıyla iş birliği içinde gerekli adımların atılmasını sağlayacağız. Rabbim milletimizi ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi her türlü kazadan, beladan muhafaza eylesin diyorum.
Kıymetli misafirler, sizlerle birlikte milletimizin her bir ferdinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyorum. Biraz önce mesajlarını dinlediğimiz askerlerimizin her birini kutluyor, kendileriyle milletçe gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Bu anlamlı günde sizlerin huzurunda, 104 sene önce milletimizi büyük zaferle buluşturan kahraman ordumuzun Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını; Polatlı'dan top seslerinin geldiği günlerde bile milletin emanetine sahip çıkan Meclisimizin vatanperver üyelerini; Milli Mücadele'de toprağa düşenler başta olmak üzere vatanımız için, bayrağımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi bugün bir kere daha rahmetle, minnetle yad ediyorum.
İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif'in; "Hakk'ın bu veli kulları taş türbeye girmez / Gufrana bürünmüş yalnız Fatiha bekler" dediği cümle şühedanın ruhlarına hep beraber Fatihalarımızı, dualarımızı gönderiyor; Cenab-ı Allah mekanlarını cennet, makamlarını ali eylesin diyoruz.
Kıymetli misafirler, Türk milletinin istiklal mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan Büyük Taarruz, Milli Mücadele'nin son ve belirleyici aşamasıdır. 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'den başlatılan taarruz, Gazi Mustafa Kemal'in komutasında yürütülen ve dört gün süren göğüs göğüse çarpışmaların ardından Dumlupınar'da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır.
30 Ağustos günü milletimiz, kendisine kefen biçen müstevlilerin heveslerini kursaklarında bırakmış, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açmıştır. Milletimiz, türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen kazandığı bu zaferle, 1071 Malazgirt Zaferi'nden beri kendisine vatan kılınan toprakların Türk yurdu ve İslam toprağı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir.