Yılmaz, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Üye Devletleri Hükümet Başkanları ve Cumhurbaşkanı Yardımcıları Toplantısı'na katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, küresel sistemdeki tıkanıklık ve acziyet nedeniyle krizlerin çözümsüz kaldığını belirterek, İran, İsrail ve ABD arasındaki çatışmanın, TDT coğrafyası da dahil geniş bir bölgenin barış ve istikrarını tehdit ettiğini söyledi.
Önce Gazze'yi, ardından Yemen ve Lübnan'ı son olarak da İran'ı hedef alan İsrail saldırılarının amacının bölgeyi adım adım istikrarsızlaştırmak olduğuna işaret eden Yılmaz, devam eden savaşın, Hürmüz Boğazı başta olmak üzere enerji hatları ve küresel ekonomik istikrar için de hayati riskler oluşturduğunu, savaşın menfi etkilerinin tüm dünyada hissedildiğini kaydetti.
Yılmaz, kritik altyapının ve enerji tesislerinin hedef alınmasının bölgeyi ve küresel ekonomiyi geri dönülmez bir felakete sürükleyeceğine dikkati çekerek, şunları ifade etti:
"Öte yandan, her ne sebeple olursa olsun bölge ülkelerinin İran tarafından hedef alınmasını da kabul edilemez buluyoruz. Bu nedenle itidal çağrımızı yineliyoruz. Türkiye olarak krizin başlangıcından bu yana diyalog için zemin oluşturmaya çalışmakta ve yoğun bir diplomasi trafiği yürütmekteyiz. Beklentimiz, bir an evvel çatışmalara son verilmesi ve diplomasiye dönülmesidir. İsrail'in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da devam eden saldırılarının, Körfez'deki savaşın gölgesinde bırakılmaması gerekmektedir. İki devletli çözümün hayata geçirilmesini ve Filistin halkının haklarının güvence altına alınmasını teminen TDT olarak çabalarımızı artırmamız önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Gazze'nin yeniden in
Beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının mümkün olan en kısa sürede sona ermesini arzu ediyoruz. Ukrayna'da uluslararası hukuk temelinde, adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan, bölgemizde olumlu gelişmeler de yaşandığını müşahede ediyoruz. Derin tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğumuz komşu coğrafyamız Güney Kafkasya'da, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisine yönelik atılmakta olan olumlu adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bölgede ortaya çıkan tarihi fırsatın değerlendirilmesini ve iki ülke arasında barış anlaşmasının imzalanmasını arzu ediyoruz. Güney Kafkasya'da istikrar ve işbirliği ortamı, Türk Dü
Bölgesel gelişmelerin, küresel ulaştırma ve enerji hatları üzerinde stratejik bir konumda bulunan ülkeleri doğrudan etkilediğine işaret eden Yılmaz, "Türk devletlerinde barış ve istikrarın korunması, yalnızca bölgesel refahın sürdürülmesi bakımından değil, aynı zamanda uluslararası ticaretin kesintisiz işlemesi ve enerji arz güvenliğinin temini bakımında da kritik öneme sahiptir. Bu gerçek ışığında, Türk devletleri olarak uluslararası platformlarda birlik içinde hareket etmemiz ve bölgesel dengeleri şekillendirme konumumuzu güçlendirmemiz her zamankinden daha önemli hale gelmiştir." dedi.
Yılmaz, teşkilatın gözlemci üyesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel'in toplantıya katılmasından büyük memnuniyet duyduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev'e ve Başbakan Sayın Asadov'a Kıbrıs Türk halkının haklı davasına verdikleri güçlü destek için teşekkürlerimi sunmak isterim. Stratejik bir konuma sahip bulunan Kıbrıs adası, bölgedeki son gelişmeler ışığında bugün daha da önemli hale gelmiştir. Dolayısıyla, KKTC'yi söz konusu coğrafyada Türk Dünyası'nın ortak varlığı ve müşterek çıkarlarını temsil eden bir unsur olarak değerlendirmeliyiz. Bu çerçevede, aile meclisimizin tüm kıymetli üyelerini KKTC ile siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini kuvvetlendirmeye, temaslarını artırmaya ve uluslararası toplumdaki haklı davalarını desteklemeye davet ediyorum.