Avrupa’nın tarihi bir dönüm noktasından geçtiğini belirten Yalçındağ, küresel düzenin jeopolitik parçalanma, yapay zeka devrimi ve enerji dönüşümü gibi unsurlarla yeniden şekillendiğini ifade etti.
Yalçındağ, Türkiye’nin stratejik konumuna dikkati çekerek, "Türkiye, AB (Avrupa Birliği) aday ülkesi, NATO müttefiki ve Avrupa’nın derin entegrasyona sahip stratejik ortağıdır. Üretimden lojistiğe, savunmadan teknolojiye kadar pek çok alanda Türkiye, Avrupa’nın çeperinde değil, stratejik ekosisteminin tam merkezinde yer almaktadır." görüşünü paylaştı.
İlişkilerde stratejik vizyon geliştirilmesi amacıyla kapsamlı girişim başlattıklarını hatırlatan Yalçındağ, yıl başından bu yana Avrupa’nın önde gelen gazetelerinde yayımladıkları açık mektuplarla AB kurumlarına ve liderlerine seslendiklerini bildirdi.
Yalçındağ, "Mesajımız açık; daha güçlü bir Avrupa, Türkiye ile daha güçlü bir angajmanı gerekli kılmaktadır." ifadesini kullandı.
Avrupa’nın rekabet gücünün sanayi dayanıklılığı ve inovasyon temelli şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Yalçındağ, şunları kaydetti:
"AB-Türkiye Gümrük Birliğinin güncellenmesi, bu gündemin ilerletilmesi için en somut fırsattır. İşbirliğinin dijital piyasalar, yeşil dönüşüm ve hizmetler gibi alanları kapsayacak şekilde genişletilmesi, Avrupa’nın küresel ekonomik konumunu güçlendirecektir. Yapay zeka ve savunma sanayi gibi derinleşen rekabet ortamında AB’nin kendi üretim ve inovasyon yetkinliğini artırması elzemdir."
Avrupa’nın tarih boyunca izolasyon yerine açıklığı tercih ettiği dönemlerde ilerlediğini hatırlatan Yalçındağ, "Rasyonel bir iş dünyası perspektifiyle, Avrupa’nın geçmiş ihtilafların ötesine geçerek yenilikçi bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir. Avrupa’nın geleceği, Türkiye ile birlikte hareket eden, daha rekabetçi ve jeopolitik açıdan stratejik bir vizyonda yatmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
(Kaynak: AA)