GÜNCEL

Dijital bağımlılığı önlemede ebeveynlerin rolü nedir?

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital bağımlılıktan korunma yöntemlerini ve sağlıklı teknoloji kullanımının önemini

Dijital bağımlılığı önlemede ebeveynlerin rolü nedir?

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital bağımlılıktan korunma yöntemlerini ve sağlıklı teknoloji kullanımının önemini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Dijital bağımlılık, en yalın haliyle özgür iradesini kaybedecek derecede kişinin dijital unsurlara esir olmasıdır. Biz tıpta bunu ikiye ayırıyoruz: Yaşamı kötü etkileyen davranışlar bütünü olan dependence (ihtiyaçlar) ve kişinin iradesini tamamen teslim ettiği addiction (tutsaklık).

Bağımlılığın biyolojik karşılığı, beynimizdeki ödül sisteminin bozulmasıdır. Şeker hastalığında insülin reseptörlerinin bozulması gibi dijital bağımlılıkta da dopamin reseptörleri bozulur. Kişi artık normal aktivitelerden haz alamaz hale gelir; buna "ödül yetmezliği sendromu" diyoruz. Sürekli daha fazla ekran, daha fazla kaydırma (scroll) hareketi ve daha fazla dijital haz arayışı başlar. Belirtilerin başında ise "aşırı zihinsel meşguliyet" gelir; kişi dijital dünyada değilken bile aklı oradadır.

Bir anne veya baba evde çocukla ilgilenmek yerine sürekli "işim var" diyerek telefonuna yöneliyorsa bu "duygusal ihmal"dir. Bugün kliniklerde sıkça rastladığımız "öğrenilmiş otizm" vakaları tam da bu ihmalin sonucudur. 0-3 yaş arası beyin gelişimi için kritik eşiktir. Bu dönemde eline tablet verilerek susturulan çocuklarda, beynin sözcük üretme ve sosyal etkileşim alanları gelişememektedir.

Sonuç akademik olarak çok zeki görünen ama sosyal becerileri sıfır, empati kuramayan, göz teması kurmayan, adeta bir robot gibi yaşayan nesillerdir. Ebeveynin dijital dünyadaki tutsaklığı, çocuğun dünyasında onarılmaz boşluklar açmakta ve onu "yalnızlık paradoksu"na mahkum etmektedir.

Çocuklar bizim söylediklerimizi değil, ayak izlerimizi takip ederler. Sabah kalkar kalkmaz ilk işi mesajlarına bakmak olan bir ebeveyn, çocuğuna "hayatının en öncelikli konusu dijital dünyadır" mesajını verir. Biz buna "nöroyönetim" diyoruz; yani kendi beyin kimyamızı yönetme becerisi.

Eğer ebeveyn kendi dopamin döngüsünü kontrol edemiyor, ekran başında kontrolü kaybediyorsa çocuğuna "irade terbiyesi"ni öğretemez. Aile bağlarının zayıf olduğu, güvenli ve kurallı bir ortamın bulunmadığı evlerde çocuklar, bağlanma ihtiyacını gidermek için dijital dünyaya sığınır. Unutulmamalıdır ki dijital bağımlılık aslında bir sonuçtur. Arkasında yatan sebep ise genellikle evdeki sevgi ve güven eksikliğidir.

Buradaki anahtar kavram "dozaj"dır. Yılanın zehri az miktarda ilaçtır, fazlası ise öldürür. Dijital araçlar da böyledir. Öncelikle 0-3 yaş arasında ekran kesinlikle yasaklanmalıdır. 3-6 yaş arasında ise ebeveyn eşliğinde, sosyal becerileri destekleyici içeriklerle sınırlı tutulmalıdır.

Aile içinde "medya koruma" yaklaşımı benimsenmeli, teknoloji yasaklanmak yerine akıllıca yönetilmelidir. İç kontrolü geliştirmek adına çocuklara zaman yönetimi ve "hedefe odaklanma" öğretilmelidir. Akşamları "ekransız saatler" belirlenmeli, dijital detoks süreçleri uygulanmalıdır. Hatta sofralarımıza bir tabak da elektronik cihazlar için konmalı. Yemek sırasında elimizdeki tüm teknolojik cihazlar o tabağın içine bırakılmalı. Çocuklara zorluklarla başa çıkmayı, "zihinsel çile" çekerek başarıya ulaşmayı öğretmeliyiz. Hazcı (hedonik) değil, anlam odaklı bir yaşam modeli sunmalıyız.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/dijital-bagimliligi-onlemede-ebeveynlerin-rolu-nedir

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI