İstanbul Valiliğinin akıllı şehir uygulaması "Dijital İstanbul" projesinin dördüncü etabının tanıtımı İstanbul Erkek Lisesi'nde yapıldı.
Proje kapsamında kentteki tarihi cami ve türbelerin ardından tarihi okullara, medreselere, tekkelere, kiliselere ve sinagoglara karekod yerleştirildi.
Ziyaretçiler, karekodu okuttuktan sonra yönlendirilen sayfadan Türkçe, İngilizce, Almanca, Rusça ve Arapça olmak üzere 5 farklı dilde hazırlanan içeriklerle eserlerin tarihi, kültürel ve mimari özelliklerine ilişkin yazılı ve sesli bilgilendirme alabiliyor.
Kültürel mirası keşfetmek isteyen herkese dijital rehberlik hizmeti sunan projeyle kentteki tescilli kültür varlıklarının tarihi, kültürel ve mimari özelliklerine dair bilgilere, doğru, hızlı ve anlaşılabilir şekilde ulaşılması sağlanıyor.
Projenin tanıtım töreninde konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, 1337 eser için dijital ortamda 5 farklı dilde içerik hazırlandığını söyledi.
Gül, "5 dilde 1337 eserimiz şu anda karekod okutulduğunda, bütün geçmiş telefonumuzun bir ucuna gelmiş oluyor. Daha da önemlisi doğru bilgiye erişmiş oluyoruz. Bunu canlı olarak dinleyebiliyoruz. Bu yaşayan okulda, bizi bir anlamda da yönlendiriyorlar. Eksiklerimiz, yapılması gerekenler, memnuniyetler, daha iyisinin nasıl olacağını alandan beslenerek bunları yapmaya çalışıyoruz." dedi.
Tescilli olan kültür varlıklarının tamamına yakınını Ziraat Katılım'ın sponsorluğunda dijital ortama aktarmayı başardıklarını dile getiren Gül, "İstanbul'umuz gibi yılda 20 milyona yakın yabancı ziyaretçinin geldiği, kendi içerisinde 16 milyon insanın yaşadığı, aynı şekilde Anadolu'nun birçok ilinden gezmeye gelen hemşehrilerimizin olduğu bir ortamda restorasyonunu aslına uygun yaptığımız binaları doğru şekilde de anlatmak gerekiyor." dedi.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür de bu projeyle aynı zamanda kültür, kimlik ve bilinç inşasının gerçekleştiğini söyledi.
Projenin dördüncü aşamasına okulların da dahil edildiğini aktaran Yentür, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin maarif modelindeki en önemli özelliklerden birisi de okul dışı öğrenme ortamlarıdır. Tarihçiler der ki İstanbul büyük bir açık hava müzesidir. Biz de aslında yeni bir kavram olarak, eğitimci olarak diyoruz ki İstanbul neredeyse dünyanın en büyük açık hava dersliğidir. Öğrencilerimizin her sokağında, her kalesinde öğreneceği çok anlamlı bilgiler ve derin izler vardır. Bu vesileyle çocuklarımıza, öğrencilerimize, gençlerimize artık ödev verdiğimiz zaman bu tarihi ada içerisinde ve İstanbul'un zengin sokaklarında başkasına ihtiyaç duymadan karekod okutarak doğru, anlamlı bilgiler edinmeleri onların kültür hafızasında önemli izler bırakacaktır."