GÜNCEL

Doldurulmuş hayvan koleksiyonu, müzede korunuyor

Mikail KARAMAN/ANKARA, (DHA)- ANKARA Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesindeki Zooloji Müzesi'nde 1946 yılından bu yana taksidermi (doldurma) yönt

Muş
Doldurulmuş hayvan koleksiyonu, müzede korunuyor

Mikail KARAMAN/ANKARA, (DHA)- ANKARA Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesindeki Zooloji Müzesi'nde 1946 yılından bu yana taksidermi (doldurma) yöntemiyle korunan hayvanlar, bilimsel ve eğitsel amaçla kullanılıyor.

Ankara Üniversitesi'nin kurulmasının ardından, üniversiteye katılan akademisyenler, yüksek ziraat enstitüsünden getirdikleri taksidermi yöntemi ile korunmuş hayvan örneklerini bölüme kazandırdı. 2'nci Dünya Savaşı döneminde Türkiye'ye gelen Alman akademisyenlerin de getirdiği örneklerle koleksiyon genişledi. Üniversite'nin kuruluşu ile paralel gelişen koleksiyon, Biyoloji Bölümü'nde yer alan 'Zooloji Müzesi'nde sergilenmeye başlandı. 1919'lara ve Osmanlı dönemine uzanan örneklerin yer aldığı müzede, taksidermi yöntemiyle hazırlanmış 350 örnek sergileniyor. Bunlardan 250'sini kuşlar, 58'ini memeliler oluştururken; müzede sürüngenler, amfibiler, böcekler, hidrobiyolojik örnekler ve fosiller de

'AMAÇ, BİYOÇEŞİTLİLİĞİN GENÇ NESİLLERE AKTARILMASI'

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Hatice Mutlu Eyison, korunarak bugüne kadar ulaşan koleksiyonun üniversitenin kuruluşuyla eş zamanlı olarak geliştiğini belirterek, "Biyoloji bölümü hem zooloji hem hidroloji alanları kapsadığı için hocalarımızın Türkiye'de yaptıkları tüm çalışmalar bir araya toplanmış. 'Hocalarımızın çalışmaları bir araya toplansın ve kalsın' şeklinde olmamış, vizyon daha da genişletilmiş; biyoçeşitliliğin genç nesillere de aktarılması adına güzel bir koleksiyon oluşturulmuş. Üniversitemizin kuruluşu 1946 ancak örneklerimiz 1919'lardan kalma ve hatta çok daha eski. Osmanlı döneminden kalan örnekler de bir şekilde muhafaza edilerek hoc

'KOLEKSİYONUMUZ SAYESİNDE, TEORİYİ PRTAİĞE ÇEVİRİYORUZ'

Müzede, lisans ve lisansüstü öğrencileri için yoğun çalışmalar yapıldığını kaydeden Dr. Eyison, "Özellikle lisans çalışmalarında omurgalı ve omurgasız türlerinin çok fazla olması sebebiyle öğrencilerimiz laboratuvar çalışması gibi buradaki örnekleri kendileri bakarak, dokunarak inceliyorlar. Lisansüstü çalışmalarda da genetik çalışmalar, geçmişten günümüze karşılaştırma çalışmaları yapılabiliyor. Örneğin kuş örneklerimizde tüy renklerinden farklılıklar oluşabiliyor. Biz bunları derste anlatıyoruz ama öğrencilerimiz müzeye iniyorlar ve eşeysel renk farklılıklarını burada kendileri gözlemleyebiliyorlar. Koleksiyonumuz sayesinde, teoriyi pratiğe çeviriyoruz. Bunun dışında yine erginleşme döneml

'BU ALANDA KENDİNİ GELİŞTİRMEK İSTEYENLERE KATKI SUNUYORUZ'

Eyison, müzede sergilenen 350 hayvan türü olduğunu ifade ederek, "Bunlardan 250 tanesi kuşları kapsıyor, 58 tanesi de memeli örneklerimizi kapsıyor. Sadece bununla sınırlı kalmıyoruz; sürüngenler, amfibiler, böcekler gibi yine sıvı içerisinde saklanan hidrobiyolojik örneklerimiz de müzemizde bolca bulunuyor. Doğadan topladığımız fosillerimizi de yine burada öğrencilerimizle ya da burayı ziyaret etmek isteyen doğaya meraklı ziyaretçilerimize de gösterebiliyoruz. Burayı sadece eğitim amaçlı kullanmıyoruz. Çünkü burası geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturuyor. Bizim önceliğimiz de genç nesillere ülkemizdeki biyoçeşitliliği derinlemesine anlatabilmek. Bu sebeple özellikle; ana sınıfları,

FOTOĞRAFLI

(Kaynak: CNN)

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/doldurulmus-hayvan-koleksiyonu-muzede-korunuyor

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI