Anadolu Ajansının (AA) “Tarımda Yeni Dönem Stratejileri” başlıklı dosya haberinde, küresel savaşlar, salgınlar ve iklim krizlerinin gölgesinde dünyada stratejik bir öncelik haline gelen gıda arz güvenliği ve sürdürülebilirlik hamleleri mercek altına alınıyor.
Dünyanın önde gelen tarım üreticileri kendi ulusal sistemleri, yasaları ve planlamalarıyla yol haritalarını güncellerken, Türkiye de küresel gelişmelere paralel olarak üretim planlamasını yenileyerek tarımsal destekleme politikalarını yeniden şekillendiriyor.
İthalat ve ihracat göstergelerini doğrudan etkileyen bu yeni dönem stratejileri, ülkelerin gelecekteki gıda egemenliklerini koruma noktasında en kritik savunma mekanizması olarak öne çıkıyor.
Dünyanın önde gelen ülkeleri, savaşlar, afetler ve rekabetin gölgesinde tarımsal politikalarına "gıda arz güvenliği" ve "sürdürülebilirlik" ilkelerini gözeterek yön veriyor.
"Çiftlik Yasası" çerçevesinde çeşitli mekanizmalarla ülke tarımına destek sağlayan ABD, tarımsal üretimde küresel liderlerden biri olarak öne çıkıyor.
Avrupa Birliği (AB), bütçesinin üçte birini, üye ülkelerdeki çiftçileri, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma programları ve pazar düzenleme araçları gibi çeşitli yöntemlerle desteklemeye aktarıyor.
Dünyanın en büyük tahıl ihracatçısı Rusya, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 2000'li yıllarda attığı adımlarla tarım üretiminde tekrar önemli bir ülke konumuna yükseldi.
Küresel nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini besleyen Çin, gıdada kendi kendine yeterliliği sağlamak amacıyla 2030'a kadar tahıl üretimini 50 milyon ton artırmayı planlıyor.
Tarım politikalarını Avrupa Birliği'nin "Ortak Tarım Politikası" çerçevesinde şekillendiren Almanya, bu sektöre yıllık yaklaşık 6,2 milyar avro destek veriyor.
Tarımda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan ve bu alandaki ihracatı geçen yıl 135 milyar avroyu bulan Hollanda'da çiftçiler kırsal kalkınmadan sürdürülebilirliğe, teknolojiden araştırmaya kadar çeşitli alanlarda destekleniyor.