Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Christian Lindmeier, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana saldırılar düzenlediği ve abluka altında tuttuğu Gazze'deki sağlık durumunun geldiği noktaya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Genel hatlarıyla bakıldığında Gazze Şeridi'nde birçok uzmanlık alanını barındıran ve ileri düzeyde uzmanlık gerektiren tedaviler için sadece çok az sayıda kişinin dışarıya sevk edilmesine ihtiyaç duyulan işleyen bir sağlık sisteminin mevcut olduğunu aktaran Lindmeier, şunları kaydetti:
"Gazze'de eğitilmiş yüksek oranda hemşire ve doktora sahip, eğitim hizmetlerinin geniş çapta sunulduğu ve örneğin yüzde 90'ın üzerinde yüksek aşılama oranlarına sahip bir sistemden bugün gelinen noktada esasen iflas etmiş bir sağlık sistemine geçildi. Şu anda yardıma muhtaç yaklaşık 2,1 milyon insan var. 36 hastaneden sadece 19'u kısmen hizmet verebiliyor. Diğerleri ise tamamen devre dışı kalmış durumda. Dolayısıyla Gazze'de şu anda tam anlamıyla işleyen bir hastane yok."
Lindmeier, yardıma muhtaç 2,1 milyon kişi için sadece 3 bin küsur yatak kapasitesi bulunduğunu, kullanılabilir durumda yaklaşık 100 yoğun bakım yatağının olduğunu belirtti.
Yaklaşık 120 yataklık bir doğum servisi kapasitesi bulunduğuna işaret eden Lindmeier, "Sonuç olarak sistem iflas etmiş durumda ve bu gerçekten üzücü çünkü Gazze bir zamanlar gayet iyi işleyen bir sağlık sistemine sahipti." diye konuştu.
Lindmeier, Gazze'deki hastalara, çocuklara, annelere, babalara ve esasen hiç kimseye ihtiyaç duydukları yardımı ulaştıramadıklarını söyledi.
Yardım ulaştırma konusunda birden fazla sorun olduğuna işaret eden Lindmeier, şunları aktardı:
"Her şeyden önce tahrip olmuş bir sistem ve yolların yanı sıra onay sürecindeki tıkanıklıklar söz konusu. Şu anda bir sevkiyatın (İsrail tarafından) onaylanması için ortalama 74 gün, yani 2,5 ay gerekiyor. Onay alındıktan sonra dahi sevkiyatın yüklenmesi, sınırın ötesine geçirilip Gazze'ye ulaştırılması ve oradan da ihtiyaç duyulan bölgelere nakledilmesi gerekiyor. Eğer onay çıkmazsa sürece en baştan başlamak zorunda kalıyoruz. Yani aynı onay için ikinci bir girişimde bulunmak adına yine ortalama 74 güne ihtiyaç duyuyoruz."
Lindmeier, küçük ilaç paketlerinin onay sürecinin daha kısa sürdüğünü ve reddedilme oranının daha az olduğunu vurgulayarak daha büyük cihazlar ve laboratuvar ekipmanlarının girişinin ya neredeyse hiç onaylanmadığını ya da onay sürecinin çok uzadığının altını çizdi.
Sözcü Lindmeier, "Laboratuvar ekipmanınız yoksa hastalık tespiti yapamazsınız. Bir salgının veya hastalık yayılımının başlayıp başlamadığını test edip belirleyemezsiniz. Kırık bir kemik veya iç kanama gibi durumlar için görüntüleme gerekebilir. Eğer çalışan bir cihazınız yoksa hasta acı çekebilir hatta Gazze dışında basit bir müdahaleyle kolayca çözülebilecek bir sorun yüzünden hayatını kaybedebilir. İşte en büyük sorun, bu." diye konuştu.