Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilerin e-imzalarıyla sahte belge düzenlemesine ilişkin soruşturma kapsamında açılan davada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, elebaşı Ziya Kadiroğlu'na 120 yıl, 16 sanığa ise 22 yıldan 85 yıla kadar hapis cezası verilmesini talep etti.
Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, aralarında elebaşı Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu 28 tutuklu sanık ile tutuksuz sanıklardan bazıları ve taraf avukatları katıldı.
Hakim, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi.
Tutuklu sanık Ayhan Ateş, gazeteci olduğunu ve Ziya Kadiroğlu'nun talebi üzerine kendisiyle tanıştığını söyleyerek emniyette verdiği ifadenin ardından soruşturmanın gerektiği gibi genişletilmediğini öne sürdü.
Ateş, ifadesi alınırken bu olayla alakalı yaptığı haberlere ilişkin kendisine bir soru yöneltilmediğini savunarak şu beyanda bulundu:
"Ben yaptığım haberler nedeniyle hedef haline geldim. Delilleri ortaya çıkardığım için üzerime iftira atıldı. Mıhyedin Yakışır ve Yalçın Maraşlı benim polis kontrol noktalarından çakarlı araçla geçtiğimi söylemişler ancak buna ilişkin somut bir delil ortaya koyamamışlardır. Benim tutuklanmamın sebebi emniyetin verdiği görüştür. Çünkü ben emniyetin olayda eksikleri olduğuna dair haber yapmıştım. Emniyetteki şahıslarla tartışma yaşadım. Bunun üzerine 'seni tutuklatacağız' dediler. Yapılan soruşturma ve araştırmada hakkımda somut bir delil bulunamamıştır. Tahliyemi talep ederim."
Tutuklu sanık Ziya Kadiroğlu, üzerine atılı suçlamaların birçoğunun asılsız olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sisteme girmediğini ve verilen ehliyetlerle bir alakasının olmadığını iddia etti.
Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım." dedi.
Dosya kapsamında bulunan belgelerin ve arkadaşlarıyla yaptığı yazışmaların büyütülerek bu duruma sebep olduğunu ileri süren Kadiroğlu, şöyle devam etti:
"Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum. Tahliyemi talep ediyorum."