EDİRNE'de, 'baharın habercisi' olarak kabul edilen Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’nin son günü sabahı, vatandaşlar Sarayiçi'nde Tunca Nehri kıyısına akın etti. Nehir kıyısında toplanan kalabalık kağıtlara yazdıkları dileklerini suya bırakıp, ağaçlara asarak geleneği yaşattı.
Edirne’de 5-6 Mayıs tarihlerinde kutlanan baharın habercisi, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesindeki Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce kişinin katılımıyla kutlandı. Sarayiçi'ndeki organizasyonda, dün büyük Kakava ateşi yakıldı, Romanlar, yerli ve yabancı binlerce kişi, dans edip eğlendi. Etkinliğin son gününde sabahın ilk ışıklarıyla eğlencelere katılanlar, dileklerini yazdıkları kağıtları Tunca Nehri'ne bıraktı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan'ın da katıldığı Tunca Nehri kenarındaki dilek dileme etkinliğinde, kapıya asınca bereket getirdiğine inandıkları ağaç dallarını koparan katılımcılar, geleneklerini yerine
'BAHARIN COŞKUSUNU HEP BERABER YAŞADIK'
Etkinlikte konuşan Belediye Başkanı Gencan, "Evet, 6 Mayıs sabahından herkese merhabalar. Gerçekten bu yıl çok güzel bir Hıdırellez ve Kakava etkinliği yaşadık. Beklentimizin çok üzerinde, Türkiye'nin dört bir yanından ve yurt dışından misafirlerimizi ağırladık. 6 Mayıs sabahında da Tunca Nehri’nde hemşehrilerimiz ve misafirlerimizle beraberiz; ritüelimizi yerine getirmek için buradayız. Ben buradan bizi izleyen ve buraya katılan tüm misafirlerimize, hemşehrilerimize çok teşekkür ediyorum. Baharın coşkusunu, nefesini, bolluğunu, bereketini, kardeşlik ve dayanışma duygusunu hep birlikte yaşadık. O yüzden burada bugün tutulan tüm iyi niyetli dileklerin kabul olmasını; ülkemiz ve tüm insanlık i
'İNŞALLAH DİLEKLERİMİZ GERÇEK OLUR'
Şenliğe İstanbul'dan katılan Duygu Görücü, şenliklere ilk defa katıldığını ifade ederek, "Vallahi çok mutluyum, inşallah dileklerimiz gerçek olur seneye bu zamana kadar. İlk defa katılıyorum, çok mutlu olduk geceden beri buradayız" diye konuştu.
'BÖYLE MİSTİK ŞEYLER DEVAM ETSİN'
Bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştığını belirten Fatma Arık da kaleme aldığı doktora tezinde şenliklerden faydalandığını dile getirdi. Arık, "Böyle mistik şeyler devam etsin. Roman müziği ile ilgili bir doktora tezi yazıyorum. Bundan dolayı buraya gelmem önemliydi. Roman müziğinde şiddetin temsilini araştırıyorum. Burada bulunmak, lokal müzisyenlerle, romanlarla konuşmak önemliydi" ifadelerini kullandı.
'BABAFİNGO YİNE ÇIKMADI'
Babafingo'yu beklediğini ama göremediğini ifade eden Mert Akman, "Bu sene on numara beş yıldız geçti ama Babafingo çıkmıyor sudan. Yine bekliyoruz, burada sabahladık, dileklerimizi yazdık, suya attık ama yine gelmiyor. Öyle bir inanç var ki, adam çıkıyormuş ama artık bu topluma mı çıkmıyor ben de anlamadım. Seneye de onu bekleyeceğim gelsin artık. Ben göremezsem çocuğum görür artık” dedi. (DHA)