Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemine yön verecek 2027–2029 Orta Vadeli Programı'nı kamuoyuyla paylaşıyor.
Cevdet Yılmaz konuşmasına şu sözlerle başladı:
"Sunumumda öncelikle dünya ekonomisindeki mevcut görünüme değinecek, ardından uygulamakta olduğumuz program kapsamında bugüne kadar kaydettiğimiz mesafe ve sonrasında 2027–2029 dönemine ilişkin makroekonomik hedeflerimizi sizlerle paylaşacağız. Bu hedeflere nasıl ulaşacağımıza dair öncelikli reform alanlarımızı, planlanan politika ve tedbirlerimizi ortaya koyacağız.
Önümüzdeki üç yıla ilişkin temel politika belgemiz olan Orta Vadeli Program, Kalkınma Planımız doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunmaktadır. Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta; aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır.
Önümüzdeki üç yıla ilişkin temel politika belgemiz olan Orta Vadeli Program, Kalkınma Planımız doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunmaktadır.
Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta; aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır."
Dünya ekonomisinin son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihî yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye ekonomisi de elbette dünyadan ve bölgemizde yaşanan bu gelişmelerden bağımsız değildir. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri; enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar birçok alanda hissedilmektedir. Bunun yanında geleneksel tarife artışlarının yanında yeni nesil korumacılık eğilimleri ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler de küresel görünümü etkilemektedir."
Cevdet Yılmaz, programın makroekonomik çerçevesi geçtiğimiz yıl esas alınan varsayımlar bu yılın başında bölgedeki savaş başta olmak üzere içerisinde meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellendiğini söyledi:
"Geçtiğimiz OVP’deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini yüzde 3,1’den yüzde 3’e geriledi. Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini yüzde 2,4’ten yüzde 1,6’ya, Avro Bölgesi büyümesi yüzde 1,2’den yüzde 0,9’a gerilerken bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ise yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme, yüzde eksi 0,5’e kadar geriledi.