AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, tüketiciler ve hizmet sektörü gibi kesimlerin genel ekonomik duruma ilişkin beklentilerini ortaya koyan güven endekslerindeki pozitif eğilim ağustosta da devam etti.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan ekonomik güven endeksi, nisanda 96,4, mayısta 97,2, haziranda 98,9, temmuzda 99,8 değerine yükseldi. Endeks, ağustosta ekonomik duruma ilişkin iyimserliği ifade eden eşik değer olan 100'ü aşarak 100,6'ya çıktı.
Tüketici güven endeksi, söz konusu dönemde aylık bazda yüzde 1 artarak 90,8'e yükseldi. Aynı dönemde reel kesim güven endeksi, yüzde 1,2 artışla 102,4 olarak kayıtlara geçti.
Hizmet sektörü güven endeksi ise yüzde 0,1 azalışla 111,9 oldu. Perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0,8 azalışla 110,1, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,4 azalışla 83,1 değerini aldı.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çetinkaya, endeksteki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, "Ekonomik güven endeksinin ağustos ayında aylık bazda yüzde 0,8 artarak 100,6 seviyesine yükselmesi, ekonomik aktörlerin genel görünüme ilişkin beklentilerinde kademeli iyileşmeye işaret etmektedir. Endeksin yeniden 100 eşik değerinin üzerine çıkması, ekonomik görünümde kötümser beklentilerden iyimser beklentilere doğru sınırlı ancak anlamlı geçiş yaşandığını göstermesi bakımından önem taşımaktadır." dedi.
Ekonomik güven endeksindeki artışın alt bileşenlere dengeli biçimde yayılmamasının, beklentilerdeki toparlanmanın henüz güçlü ve genele yayılmış bir nitelik kazanmadığını ortaya koyduğunu belirten Çetinkaya, "Bu nedenle mevcut gelişme, ekonomik aktivitede kalıcı güçlenmeden ziyade, beklenti kanalında başlayan tedrici bir normalleşmenin işareti olarak değerlendirilmelidir." diye konuştu.
Çetinkaya, gelecek dönemde güven göstergelerindeki iyileşmenin sürdürülebilir hale gelmesinin, dezenflasyon sürecinin güçlenmesine, finansman koşullarındaki öngörülebilirliğin artmasına, reel sektörün yatırım ve üretim iştahının toparlanmasına ve hane halkının satın alma gücüne ilişkin beklentilerinin iyileşmesine bağlı olacağına işaret ederek, "Dolayısıyla 100 seviyesinin aşılması önemli bir psikolojik eşik olmakla birlikte, asıl belirleyici olan bu iyileşmenin süreklilik kazanması ve ekonominin farklı kesimlerine yayılmasıdır." ifadesini kullandı.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta da ağustos verilerinde asıl dikkat çekici olanın, endeksin 100 eşiğini aşması değil, bunu nasıl aştığı olduğunu bildirerek, "Endeks son üç yılda üç kez daha 100'ün üzerine çıkmıştı ancak bunlar tek aylık sıçramalar olarak kaldı ve ertesi ay geri düştü. Bu kez tablo farklı görünüyor. Endeks, nisandaki 96,4 seviyesinden bu yana 4 aydır üst üste artıyor. Dolayısıyla ekonomide iyimserlik eşiğinin aşılması bu kez bir sıçramanın değil, kademeli bir tırmanışın sonucu." değerlendirmesinde bulundu.
İyileşmeyi taşıyan asıl bileşenin tüketici tarafı olduğunu aktaran Yalta, "Marttan bu yana tüketici güven endeksi, 85'ten 90,8'e çıkarak 39 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Dolayısıyla güven tablosunda en geç ikna olan kesim tüketiciler oldu. Ağustos verisi, artık o kesimin de masaya oturduğunu gösteriyor. Buna karşılık iyileşmenin sürmesi için hizmet, perakende ve inşaat başlıklarına da yayılması gerekiyor. Tüketicide artışın neredeyse tamamı beklentilerden geliyor." dedi.
Yalta, hem hane halkının hem firmaların önlerini daha iyi gördüğünü ancak bugünkü durumlarına ilişkin henüz belirgin bir düzelme bildirmediğini anlatarak, şöyle devam etti: