Emine Erdoğan, kendisinin himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNICEF ve BM Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Ofisi işbirliğinde, BM 81. Genel Kurulu marjında düzenlenen "Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek-Uluslararası Standartların ve Ortak Sorumluluğun Geliştirilmesi" başlıklı etkinliğe katıldı.
BM Genel Merkezi'nde düzenlenen etkinliğe Türkevi'nden yürüyerek geçen Emine Erdoğan, davete icabet ederek programa katılan lider eşlerini kapıda tek tek karşılayarak sohbet etti.
Emine Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, BM'nin, kuruluşundan bu yana ülkelerin iyi niyetli işbirliğine ev sahipliği yaptığını anımsatarak, insanlığın ortak sorunlarına ortak çözümler üretme idealinin en önemli adreslerinden biri olduğunu söyledi.
Bugün BM ile çocukların esenliği için birlikte çıkacakları bir yolun ilk adımını atmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi'ne ve UNICEF'e işbirlikleri için şükranlarını sundu.
Emine Erdoğan, bu buluşmayı gerçekleştiren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ve davetine icabet ederek toplantıyı onurlandıran konuklara teşekkür etti.
Çocukların geleceğe uzanan insanlık zincirinin en değerli halkası, himaye edilmesi gereken en kıymetli emanet olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, "Fakat ne yazık ki günümüzde çocuklar, zihinlerine ve dikkatlerine göz konulmuş, kullanıcı profiline indirgenmiş bir hedef kitleye dönüştürüldüler. Onları ekran başında tutmak isteyen davranış bilimciler, tasarımcılar ve nöro-bilimciler karşısında yapayalnız ve çaresizler." dedi.
Emine Erdoğan, araştırmaların, ekran maruziyetinin çocuklarda açtığı tahribata dair her gün yeni bir veri sunduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
"Çocuklarda psikiyatrik ilaç kullanımının 5 yaşa kadar düşmesi, bağımlılık davranışları ve çocuk beyninde ekran kullanımıyla ilişkili biyolojik tahribat, bunlardan yalnızca birkaçı... Burada amacımız, elbette dijital platformları topyekün bir tehdit olarak kodlamak ya da teknoloji karşıtlığı noktasına savrulmak değil. Ancak teknolojinin bıçak sırtı bir mesele olduğunu da kabul etmek durumundayız. Kendi ellerimizle icat ettiğimiz teknolojinin, kendi amaçlarına hizmet edecek yeni bir insan tipini gözlerimizin önünde icat etmesine seyirci kalamayız. Zira dijital platformlar, çok uzun zamandır yalnızca bir iletişim mecrası değiller. Bireyler kadar toplumları da yönlendiren, hayatın her alanını y
Bugüne kadar dijitalleşmenin yan etkilerine karşı bireysel bazda mücadele etmek için herkesin elinden geleni yaptığını belirten Emine Erdoğan, "Fakat karşımızdaki devasa algoritma mimarisiyle daha fazla dijital okuryazarlık ya da ebeveyn kontrolü gibi tedbirlerle mücadele edilemeyeceğinin de farkındayız. Ekran süresini sınırlamayı, basit bir irade meselesine indirgeyemeyiz. Çocuğun güvenliğini sağlama sorumluluğu, yalnızca ebeveynlerin değil hepimizindir. Sağlıklı bir dijital ekosistem kurmalı ve güvenliğin, dijital sistemlere sonradan eklenen bir özellik değil, tasarımın çıkış noktası olmasını sağlamalıyız. Teknoloji, insanlığın değerlerine yabancı, tanımsız, sınırsız, filtresiz ve görünmez
Emine Erdoğan, bu hassasiyetleri paylaşan birçok ülkenin, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik hukuki ve teknik tedbirler aldığını anımsatarak şunları kaydetti: