Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA)- TÜRK Mutfağı Haftası Etkinlikleri kapsamında ‘Bir Sofrada Miras Programı’nda konuşan Emine Erdoğan, "Türk mutfağı lezzetlerinin yanında manevi bağları, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır. Türk mutfağı Anadolu'nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir. Bize düşen görev, ülkemizin gastronomi imajını dünyaca bilinen birkaç yemekle sınırlı olmaktan çıkarıp, anlam, kültür ve değer mutfağı olarak dünyada hak ettiği konuma taşımaktır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Bir Sofrada Miras’ programına katıldı. Programda Erdoğan’ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda davetli de yer aldı. Etkinlik kapsamında Siirt, Bursa, İzmir, Kafkas ve Trabzon yörelerine ait dans gösterileri sahnelendi. Ardından Türk mutfağına ilişkin video gösterimi gerçekleştirildi. Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası sahne aldı. Şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki orkestrada vokaller Ezgi Eyüboğlu ve Okan Turan performans sergiledi. Program kapsam
Yemek öncesi etkinlik alanını gezen Emine Erdoğan, ‘Birikim Mutfaktan’, ‘Anadoludakiler’, ‘Bereketli Hilal Sofrası’, ‘Şark Sofrası’, ‘Kardeşlik ve Birlik Sofrası’, ‘Yörük Sofrası’, ‘Karadeniz Sofrası’, ‘Rumeli Sofrası’, ‘Sıfır Atık Vakfı’ ve ‘Milli Saraylar Başkanlığı’ stantlarını ziyaret etti. Karadeniz Sofrası standında tulum ezgileriyle karşılanan Erdoğan, bakır tepsi işleyen Karadenizli bir kadınla sohbet etti. Erdoğan'a stantlarda sarma, Rize simidi, etli çiğ köfte, baklava, börek, keşkek, macun, aşlama gibi yiyecek ve içecekler ikram edildi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy günün anısına Emine Erdoğan'a gümüş saplı boynuz çatal ve kaşık seti, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ise misafirin
‘ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK, TÜRK MUTFAĞININ EN GÜÇLÜ VE AYIRT EDİCİ VASIFLARINDAN BİRİ’
Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "Söz konusu Türk mutfak mirası olduğunda, yüzyıllarla ifade edilen bir medeniyet yürüyüşünden bahsederiz. Türk mutfağının kapısı Türkistan'dan açılır, göçlerle Anadolu'ya uzanır, oradan Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine; Balkanlar'ya, Doğu Avrupa'ya, Orta Doğu'ya ve Kuzey Afrika'ya kadar yayılır. Bu tarihsel hat boyunca farklı kültürler birbirine temas eder, birbirinden öğrenir, birbirini zenginleştirir. İşte bu yüzden çok kültürlülük, Türk mutfağının en güçlü ve ayırt edici vasıflarından biridir. Bu noktada Osmanlı medeniyetine baktığımızda; farklı dinlerin, dillerin ve kimliklerin asırlar boyunca bir
‘TARİHİMİZDE AYNI SOFRAYA OTURMANIN DÜŞMANLIKLARI BİLE BİTİRDİĞİNİ ANLATAN NİCE ANEKDOTLAR VAR’
Erdoğan, "Türk Mutfağı'nın hangi reçetesine bakarsanız bakın, içinde mutlaka farklı kökenlerden bir parça bulursunuz. Kiminin tekniği, kiminin baharatı, kiminin malzemesi tek bir reçetede birleşir. Her kültür kendi kimliğini koruyarak ortak bir lezzete katkı sunar. Mesela dünyaca ünlü baklavamızın kat kat açılan yufkalarında Türkistan'dan taşıdığımız hamur işi geleneğinin izleri vardır. Üzerine dökülen şerbet, kökleri Romalılara kadar uzanan, daha sonra Arap mutfağında geliştirilen hamur işine bal şerbeti dökme geleneğiyle doğrudan bağlantılıdır. Biz mutfağımızı ve soframızı bir medeniyet okulu olarak görüyoruz. Çünkü sofra, kalpleri birbirine yakınlaştıran, sadakat ve vefanın tecessüm ettiğ
‘MUTFAĞIMIZI DOĞRU BİR GASTRONOMİ ANLATISIYLA BULUŞTURALIM’