Hazar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Felsefe Bölüm Başkanı Doç. Dr. Orkhan Valiyev, Ermenistan’da gerçekleştirilen 8. Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’nin önemini ve öne çıkan başlıklarını AA Analiz için kaleme aldı.
***
8. Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi 4 Mayıs 2026’da Erivan’da başladı. Liderler düzeyinde geniş katılımla gerçekleşen Zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı. Yaklaşık yirmi yıllık bir süreden sonra bu Ermenistan’a Türkiye’den yapılmış en üst düzey ziyaret olarak tarihe geçti. Azerbaycan da Ermenistan’ın zirveye ev sahipliği yapmasına destek verirken; Ermenistan da Azerbaycan’ın 2028’de ev sahipliği yapmasını destekledi.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz zirve kapsamında bir araya geldi. Bu görüşmede, iki ülke arasında bulunan Ani Köprüsü’nün onarılması konusunda anlaşmaya varıldı. Türkiye’nin barış sürecindeki yaklaşımı ve tutumu da görüşmeye giden süreçte belirleyici bir rol oynadı. Nitekim Türkiye, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü talebine de önem vermektedir.
Paşinyan’ın iktidara geliş süreci ve Başbakanlığı Ermeni siyasetinin bağımsızlık döneminde alışılagelmiş kalıpları yıkmıştır. Bu anlamda Paşinyan'ın son dönemde Azerbaycan ve Türkiye’ye yönelik izlediği politika, Rusya’nın ülkesindeki hakimiyetini dengelemeye yönelik adımları dikkat çekmektedir. Demografik ve ekonomik çıkmazda olan Ermenistan’ın bağımsızlık döneminde dünyaya açılmasına önemli katkı sunacak olan 8. Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi'ne ev sahipliği yapması Ermenistan’ın normalleşmesine katkı olarak okunmakla beraber Rusya’dan kopuş olarak da yorumlanmaktadır.
Nikol Paşinyan hükümeti sınır güvenliğini Rus unsurlarından devralmış olsa da, bankacılık ve demiryolları gibi stratejik alanlardaki Rus etkisi sürmektedir. Ayrıca Rus askeri üssünün varlığını koruması, Moskova’nın etkisini tamamen kaybetmediğini göstermektedir. Buna rağmen, Rusya’nın eski hâkimiyetini sürdürüp sürdüremeyeceği belirsizliğini korumaktadır.
Fransa ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere yaklaşık 50 ülke liderini Erivan’da toplayan Zirve, Ermenistan gibi Rusya’ya bağımlığıyla bilinen ülke için cesur bir adım olarak yorumlanabilir. Paşinyan bu anlamda ülkesini Rusya’ya olan bağımlılığından kurtarıp siyasi-ekonomik, askeri, teknolojik ilişkileri çeşitlendirmeye çalışmaktadır.
Bununla beraber, Azerbaycan’la imzalanacak nihai barış anlaşmasının hem Ermenistan için hem de bölgede barış ve güvenliğin tesisi için belirleyici olacağı söylenebilir. Paşinyan bu anlamda yaptığı açılış konuşmasında 2028’deki zirve için Bakü’ye gidebileceğinin sinyalini verdi. Bu Paşinyan’ın seçimi kazanmayı ve barış anlaşmasını imzalamayı hedeflediğini göstermektedir. Paşinyan’ın seçimi kazandığı takdirde barış anlaşmasının imzalanması yönündeki anayasa engelinin kaldırılması ve Rusya bağımlılığının dengelenmesine yönelik politikalarına devam edeceği anlaşılmaktadır.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın daveti üzerine toplantıya çevrim içi katılarak bir konuşma yaptı. Bu, bağımsızlık sonrası ilk üst düzey katılım olarak kayda geçti. Aliyev, barış süreci kapsamında Azerbaycan’ın Ermenistan’a yönelik transit kısıtlamalarını tek taraflı olarak kaldırdığını ifade etti.
İlham Aliyev konuşmasında ‘Trump Koridoru’nun önemine de değindi. Koridorun hayata geçmesiyle Nahçıvan’ın Ankara ile bağlantısının güçleneceğini ve bu hattın Orta Koridor’un bir parçası hâline geleceğini ifade etti. Ayrıca Aliyev, barış sürecine yönelik tutumundan dolayı Avrupa Komisyonu’na teşekkür etti.