Lübnan güvenlik güçlerinin ülkenin doğusundaki Bekaa Vadisi'nde bir uyuşturucu deposuna düzenlediği operasyon, Suriye'nin devrik lideri Beşar Esad'ın ailesine kadar uzandı. Lübnan Güvenlik kaynaklarının Habertürk'e aktardığı bilgilere göre bugün gerçekleştirilen baskında çok sayıda kişi gözaltına alınırken, yakalananlar arasında Beşar Esad'ın kuzeni Süleyman Hilal Esad da bulunuyor.
Operasyonun, Lübnan güvenlik birimlerinin uyuşturucu kaçakçılığı ve aranan kişilere yönelik Bekaa'daki operasyonlarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekti. Lübnan İç Güvenlik Güçleri de son aylarda Bekaa bölgesinde uyuşturucu ticareti başta olmak üzere çeşitli suçlardan aranan kişilere yönelik art arda operasyonlar düzenlendiğini duyurmuştu.
Bölgedeki yerel yöneticilerden alınan bilgilere göre Suriye yönetimi, Süleyman Hilal Esad'ın Lübnan'dan iadesini resmen talep etti.
Şam yönetiminin talebinin arkasında, Esad'ın Suriye'de işlenen cinayetlere karıştığı ve Suriye topraklarından uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı yönündeki suçlamalar bulunuyor.
Bekaa Vadisi'ndeki uyuşturucu operasyonuyla başlayan süreç, yalnızca Lübnan'ın iç güvenlik meselesi olmaktan çıkarak Şam ile Beyrut arasındaki adli ve güvenlik işbirliğinin yeni bir sınavına dönüşmüş durumda.
Süleyman Hilal Esad'ın yakalanması, Lübnan ve Suriye'nin Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından Lübnan'a kaçan eski rejim mensuplarının takibi ve iadeleri konusunda yürüttüğü temasların hızlandığı bir döneme denk geldi.
Lübnan basınında son haftalarda yayımlanan haberlerde de güvenlik birimlerinin eski Esad rejimiyle bağlantılı kişilerin Lübnan'daki faaliyetlerine ilişkin soruşturmalarını genişlettiği belirtiliyordu. Bazı soruşturmalarda eski rejim unsurlarının Bekaa bölgesine kadar uzanan bağlantılarının araştırıldığı aktarılmıştı.
Lübnan makamları geçtiğimiz ağustos ayında eski Suriyeli Tümgeneral Adel İsa'yı Suriye'ye teslim etmişti.
Bu adım, Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından eski rejimin üst düzey bir subayının Lübnan tarafından Suriye'ye teslim edildiği kamuoyuna açıklanan ilk önemli örnek olarak kayıtlara geçmişti.
Şam yönetimi ise savaş yıllarında işlendiği öne sürülen suçlarla bağlantılı olarak aranan ve Lübnan'a kaçtığı düşünülen eski rejim mensuplarının yakalanması ve iadesi yönündeki taleplerini sürdürdü.