ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda paylaşımda bulunan Gordon, Netanyahu destekçilerinin, dönemin Orta Doğu Koordinatörü Brett McGurk'ün yeni kitabı ve mülakatlarını öne sürerek Netanyahu'nun Gazze'deki savaşı yürütme biçimini haklı çıkarma girişimine tepki gösterdi.
Gordon, McGurk'ün kitabında aktardıklarının değerli bir tanıklık olduğunu ancak kesin kanıt niteliği taşımadığını ve Biden yönetimindeki eski yetkililer arasında da bu görüşlerin geniş kabul görmediğini belirterek, "Eski çalışma arkadaşlarımın çoğunun, Başkan Biden'ın savaşı farklı şekilde yürütmesi ve daha erken sonlandırması için İsrail'e daha fazla baskı yapması gerektiğini düşündüğünü söyleyebilirim." ifadesini kullandı.
McGurk'ün aktardıklarının bile esirlerin serbest bırakılmasının Netanyahu'nun öncelikleri arasında olmadığını gösterdiğini belirten Gordon, ABD'nin İsrail'e yönelik baskısının sonuç verdiğini söyledi.
Gordon, buna örnek olarak Dünya Merkez Mutfağı (WCK) çalışanlarının İsrail hava saldırısında öldürülmesinin ardından Biden'ın Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesini göstererek, bu olayın ardından uygulanan ABD baskısının "işe yaradığını" aktardı.
McGurk'ün kitabında 4 Temmuz 2024'te yaşanan önemli bir gelişmeye yer verilmediğini belirten Gordon, söz konusu tarihte Biden'ın, Hamas'ın temel çerçeveyi kabul etmesinin ardından Netanyahu'ya anlaşmayı tamamlama yönünde baskı yaptığını bildirdi.
Gordon, "Hamas, herhangi bir esir serbest bırakılmadan önce İsrail'in kalıcı bir ateşkese taahhütte bulunması yönündeki talebinden vazgeçerek temel çerçeveyi nihayet kabul etmişti." değerlendirmesinde bulundu.
Buna rağmen Netanyahu'nun anlaşmayı kabul etmek yerine "kendi güvenlik şeflerinin tavsiyelerine aykırı şekilde" yeni şartlar öne sürdüğünü belirten Gordon, bu tutumun anlaşmaya varılmasını altı ay geciktirdiğini kaydetti.
Gordon, anlaşmanın engellendiği altı aylık sürede yaklaşık 9 bin Filistinlinin daha hayatını kaybettiğini, aralarında ağustosta yaşamını yitiren 6 kişinin de bulunduğu İsrailli esirlerin öldüğünü vurguladı.
Netanyahu'nun sürece eklediği şartlar arasında, İsrail ordusunun ilk taslağın sunulmasının ardından ele geçirdiği Gazze'nin Mısır sınırının tamamında kalması ve Gazze'nin kuzeyine dönen sivillerin aranması için yeni bir denetim mekanizması kurulması taleplerinin bulunduğunu aktaran Gordon, söz konusu şartların İsrail askerlerinin Gazze'de konuşlu kalmasını gerektirdiğini, ancak Ocak 2025'te varılan mutabakatta bu iki şarttan da vazgeçildiğini ifade etti.
Netanyahu'nun "savaşı yürütme" tarzını eleştiren Gordon, McGurk'ün kitabında yer alan ifadelerin veya başka herhangi bir durumun "7 Ekim'in Netanyahu'nun gözetiminde gerçekleştiği gerçeğini değiştirmediğini" vurguladı.