Söz konusu Instagram paylaşımında, deniz kabuklarının yan yana getirilerek "86 47" sayılarını oluşturduğu görülüyor.
Argo bir terim olan "86", bir şeyi "çıkarmak", "atmak" veya "iptal etmek" anlamlarında kullanılırken; "47" sayısı Trump'ın ABD'nin 47. başkanı olmasına atıfta bulunuyor.
Kuzey Carolina Doğu Bölge Mahkemesi'nde sunulan iddianamede Comey, "başkanın hayatına kastetmekle tehdit etmek" ve "eyaletler arası ticaret yoluyla tehdit iletmek" olmak üzere iki ayrı federal suçla itham edildi. Her bir suçlama için en fazla 10 yıl hapis cezası öngörülüyor.
FBI Direktörü Kash Patel, düzenlediği basın toplantısında Comey'nin eski bir üst düzey yetkili olarak bu tür bir paylaşımın sonuçlarını çok iyi bildiğini savundu. Patel, Comey'nin bu paylaşımıyla Başkan Trump'a yönelik tehdidi "utanç verici bir şekilde teşvik ettiğini" öne sürdü.
Hakkındaki iddialara bir video mesajla yanıt veren James Comey, masum olduğunu ve bağımsız yargıya olan güvenini sürdürdüğünü ifade etti. Comey, paylaşımı yaptıktan kısa bir süre sonra kaldırmış ve sayıların şiddetle ilişkilendirildiğini bilmediğini savunmuştu.
Comey yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Geri döndüler. Bu sefer bir yıl önce Kuzey Carolina sahilinde çekilen deniz kabukları fotoğrafı yüzünden. Bu son olmayacak ancak bende değişen bir şey yok."
Hukuk uzmanları, hazırlanan iddianamenin "oldukça zayıf" olduğunu ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Bazı uzmanlar, bu davanın Adalet Bakanlığı'nın siyasi rakipleri hedef alma çabalarının bir parçası olduğunu öne sürerek süreci "Amerikan ceza adaleti sistemi için bir utanç" olarak nitelendirdi.
Bu, Trump yönetiminin Comey'e karşı açtığı ikinci dava oldu. Daha önce eylül ayında Kongre'ye yalan söylemekle suçlandığı dava, savcının atama usulündeki hukuki hata nedeniyle kasım ayında düşmüştü.