Nüfus artışının hemen durması beklenmiyor; AB nüfusunun 2029 yılında 453 milyon ile zirve noktasına ulaşacağı öngörülüyor.
Ancak bu tarihten itibaren başlayacak uzun süreli düşüşle birlikte, yüzyılın sonunda toplam nüfusun 400 milyonun altına gerileyeceği tahmin ediliyor.
Demografik değişim sadece sayısal bir azalmayla sınırlı kalmayacak, aynı zamanda nüfusun yapısını da kökten değiştirecek:
Gençlerin ve üretken yaştaki bireylerin sayısı hızla azalacak.
80 yaş ve üzeri bireylerin toplam nüfus içindeki payının iki katından fazla artması bekleniyor.
Temel neden olarak gösterilen doğurganlık hızı, kadın başına yaklaşık 1,3 doğum seviyesine gerilemiş durumda.
Bu oran, nüfusun kendini yenilemesi için gereken eşiğin oldukça altında kalıyor.
Nüfusun yaşlanması, Avrupa genelinde daha az çalışan ve daha fazla emekli anlamına geliyor. Bu durum, emeklilik sistemleri ve sağlık hizmetleri üzerindeki mali baskıyı artırıyor.
Fransa'da 2025 yılında ölümlerin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez doğumları geçmesi üzerine Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "demografik yeniden yapılanma" çağrısında bulundu.
Paris yönetimi, aileleri desteklemek ve geç yaşta çocuk sahibi olmanın yarattığı risklere karşı gençleri teşvik etmek için yeni planlar açıkladı.