TRT World Dijital Ekip Sorumlusu Abdulvehab Ejupi, kısa süre önce kullanıma açılan milli yapay zeka platformu EVREN'in önemini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Yapay zeka yarışını çoğu zaman Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin arasındaki mücadele olarak okuyoruz. ABD dünyanın önde gelen yapay zeka şirketlerine, gelişmiş çip tasarım kapasitesine ve devasa sermaye piyasalarına sahip. Çin ise büyük iç pazarı, üretim kapasitesi ve devlet destekli teknoloji yatırımlarıyla yarışın diğer büyük kutbunu oluşturuyor.
Ancak bu iki süper gücün hemen arkasında daha sessiz ama giderek önem kazanan başka bir rekabet yaşanıyor. Türkiye, Fransa, Almanya, İspanya, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin ABD veya Çin ile yüz milyarlarca dolarlık ileri seviye model yarışında doğrudan rekabet etmesi kolay değil. Fakat yapay zeka çağında güç yalnızca en büyük modeli geliştirmekten ibaret değil. Enerji, veri merkezleri, hesaplama kapasitesi, veri, insan kaynağı ve yapay zekanın gerçek ekonomiye uygulanması da giderek stratejik güç unsurlarına dönüşüyor. Türkiye’nin kısa süre önce kullanıma açılan milli yapay zeka platformu EVREN’i bu daha geniş dönüşüm içinde değerlendirmek gerekiyor.
EVREN’i “Türkiye’nin ChatGPT’si” olarak tanımlamak doğru değil. Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde geliştirilen platform, veri hazırlama ve etiketlemeden model eğitimine, bilgisayarlı görü uygulamalarından büyük dil modellerinin çalıştırılmasına kadar yapay zeka geliştirme sürecinin farklı aşamalarını ortak bir altyapıda birleştiriyor.
Platform bugün 11 açık ağırlıklı büyük dil modeline erişim sağlıyor. Kullanıcılar veri seti yükleyerek, veri etiketleyerek veya eğitilmiş modellerini paylaşarak kredi kazanabiliyor ve bu kredileri yüksek performanslı Grafik İşlem Birimi (GPU) altyapısında model eğitimi ve çıkarım işlemleri için kullanabiliyor.
Bu altyapının merkezinde, her biri 141 GB HBM3e belleğe sahip 64 Nvidia H200 GPU bulunuyor. Sistem toplamda yaklaşık 9 terabayt yüksek bant genişlikli GPU belleği ve 47,5 petaflop FP16 Tensor Core hesaplama kapasitesi sunuyor. H200 gibi ileri seviye yapay zeka çiplerinin bazı ülkelere ihracatının ABD lisans ve ihracat kontrollerine tabi olması, bu donanımların artık yalnızca teknolojik değil, jeopolitik açıdan da stratejik bir kaynak haline geldiğini gösteriyor.
Buradaki kritik kavram hesaplama gücü, yani “compute”. EVREN kısa sürede yaklaşık 15 bin aktif kullanıcıya ulaşmış durumda. Önümüzdeki aşamada yerli büyük dil, görüntü ve ses modellerinin sisteme eklenmesi ve dağıtık GPU altyapısının geliştirilmesi planlanıyor. Bu özellikle üniversiteler, araştırmacılar ve teknoloji girişimleri açısından önemli. Çünkü günümüzde gelişmiş yapay zeka geliştirmenin önündeki en büyük engellerden biri artık yalnızca bilgi veya yetenek değil, yeterli hesaplama gücüne erişim. EVREN bu nedenle yalnızca bir yazılım projesi değil, Türkiye’de ortak bir yapay zeka geliştirme altyapısı oluşturma girişimi.
EVREN’in belki de daha önemli tarafı veri egemenliği. Bugün milyonlarca insan ve şirket yabancı yapay zeka servislerini kullanırken verilerini başka ülkelerde bulunan altyapılara gönderiyor. EVREN’de ise kullanıcı istemlerinin, yanıtların ve kullanım verilerinin Türkiye’de bulunan yüksek performanslı GPU altyapısında işlenmesi hedefleniyor. Özellikle savunma, kamu ve kritik sektörlerde bu önemli bir ayrım. Çünkü önümüzdeki dönemde “Veri nerede tutuluyor?” sorusunun yanına bir soru daha eklenecek: Yapay zeka işlemi nerede gerçekleştiriliyor ve bu hesaplama altyapısını kim kontrol ediyor? Yapay zeka egemenliği giderek üç temel unsur üzerinden şekilleniyor: veri, model ve hesaplama gücü.
EVREN’i Türkiye’nin yeni Yapay Zeka Eylem Planı’ndan bağımsız değerlendirmek de eksik olur. Haziran ayında kamuoyuna açıklanan ve 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026–2030), “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” başlıkları altında Türkiye’nin önümüzdeki dört yıldaki yol haritasını ortaya koyuyor.