Olayın en çarpıcı yanı ise hacker’ın nereye girdiğini ancak FBI ajanlarıyla yaptığı “görüntülü görüşme” sırasında anlamış olması.
İhlalin Kaynağı: Basit Bir Ajan Hatası
Hacker, karmaşık bir devlet operasyonuyla değil, tamamen bir insan hatası sayesinde içeri girmeyi başarmış. Sızıntı, New York ofisindeki çocuk istismarı vakalarını inceleyen adli tıp laboratuvarında gerçekleşti.
Soruşturma üzerinde çalışan Aaron Spivack isimli bir özel ajanın, karmaşık dijital delil prosedürleri arasında boğulurken bir sunucuyu yanlışlıkla internete açık bıraktığı belirtiliyor. Hacker’ın sunucu içinde gezerken Epstein soruşturmasıyla bağlantılı spesifik dosyaları “taradığı” mahkeme belgelerine yansıdı.
Hacker ve FBI Görüntülü Görüşmede
Hacker’ın ihlali fark edildikten sonra yaşananlar ise trajikomik. Hacker, sunucuda çocuk istismarına dair görüntüler görünce (bunlar delil dosyalarıydı), sistemin sahibinin bir sapık olduğunu sanarak sinirlendi. Sisteme, “Seni FBI’a şikayet edeceğim” şeklinde bir mesaj bıraktı.FBI ajanları hacker ile iletişime geçerek sistemin zaten FBI’a ait olduğunu kanıtlamak zorunda kaldılar. Ajanlar, hacker’ı bir video aramasına davet etti ve kameralarına rozetlerini/kimliklerini göstererek FBI olduklarını kanıtladılar. Hacker ancak o an nereye sızdığını anladı.
Kaybolan Veri Var mı?
FBI sözcüsünün açıklamasına göre olay “izole” bir vaka olarak nitelendiriliyor ve ağın kontrol altına alındığı söyleniyor. Ancak, Hacker’ın hangi dosyaları gördüğü veya kendi cihazına indirip indirmediği hâlâ tam olarak bilinmiyor. Bu dosyaların, Epstein’ın siyaset, finans ve iş dünyasındaki geniş bağlantı ağına dair kritik bilgiler içerdiği düşünülürse, sızıntının potansiyel “şantaj” veya “istihbarat” değeri paha biçilemez.
Soruşturmada Son Durum
Ajan Aaron Spivack’in, kurum içindeki teknik karmaşa nedeniyle “günah keçisi” ilan edildiğini iddia ederek suçlamaları reddettiği söyleniyor. FBI’ın iç soruşturması ise hâlâ devam ediyor.