ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, Portekiz’in Sintra kentinde düzenlenen 2026 Avrupa Merkez Bankası Merkez Bankacılığı Forumu’nun kapanış günündeki politika panelinde konuştu.
Para politikasına ilişkin ileriye dönük yönlendirme vermeyeceğini belirten Warsh, Fed’in dört hafta sonra yapacağı toplantıda açıklanacak veriler ile son gelişmelerin değerlendirileceğini söyledi.
Warsh, “Toplantıda kapsamlı bir tartışma yürüteceğiz ancak şu aşamada bundan daha fazlasını söyleyemem.” ifadesini kullandı.
Son dört haftada enflasyon görünümünde iyileşme yaşandığına dikkati çeken Warsh, “Enflasyon beklentileri düştü, enflasyona ilişkin riskler de geriledi.” dedi.
Piyasaların Fed’in politika yaklaşımını anlamadığı yönündeki eleştirilere katılmadığını belirten Warsh, “Piyasalardaki oynaklık artmadı, azaldı, tahvil getirileri yükselmedi, geriledi, enflasyon beklentileri de düştü. İnsanların bizi anlamadığını duyuyorum ancak aslında oldukça iyi anladıklarını düşünüyorum.” diye konuştu.
ABD’de yapay zeka kaynaklı gelişmelerin sermaye harcamalarında güçlü artışa yol açtığını vurgulayan Warsh, “Yapay zeka şoku, ABD’de sermaye harcamalarında bir patlamaya neden oluyor. Bunu öncelikle talep tarafında görüyoruz ancak bir noktada arz tarafında da göreceğimizden eminim.” değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zeka yatırımlarının kısa vadede talebi artırdığını ancak enflasyonist etkinin daha geniş bir mal ve hizmet grubuna yayılıp yayılmayacağının izlenmesi gerektiğini söyleyen Warsh, şirketlerin gelecekte ekonominin üretim kapasitesinin genişleyeceği beklentisiyle yatırım yaptığını anlattı.
Kevin Warsh, “Şu anda geleceğe yatırım yapıyorlar çünkü ekonominin arz tarafının genişleyeceğini öngörüyorlar. Bunun gerçekleşmesi halinde para politikası açısından çok büyük sonuçları olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekanın üretim, istihdam ve enflasyon üzerindeki etkilerinin merkez bankalarının temel gündemlerinden biri olduğuna işaret eden Warsh, ABD’nin orta vadede bu dönüşümün başlıca kazananlarından biri olacağını söyledi.
Warsh, “ABD, verimlilik kaynaklı ekonomik büyümeden korkmuyor. Ancak bu dönüşümün ekonomik sonuçlarını sıfır toplamlı bir oyun olarak görmüyoruz. Başka bir ülkenin başarısız olmasını istemiyoruz. Ekonomik büyümenin geniş tabanlı olmasını istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.