GÜNCEL

Fidan'ın Libya ve Mısır ziyaretleri: Türkiye’nin çoklu konumlanma stratejisi

Bağımsız Siyasi Analist ve Araştırmacı Nebahat Tanrıverdi Yaşar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Libya ve Mısır'a yaptığı ziyaretlerin arka planını AA Analiz iç

Ağrı
Fidan'ın Libya ve Mısır ziyaretleri: Türkiye’nin çoklu konumlanma stratejisi

Bağımsız Siyasi Analist ve Araştırmacı Nebahat Tanrıverdi Yaşar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Libya ve Mısır'a yaptığı ziyaretlerin arka planını AA Analiz için kaleme aldı.

***

Çatışma sonrası düzen genellikle savaşın ardından yeni bir denge etrafında inşa edilen siyasi kurumlar, güvenlik düzenlemeleri ve bölgesel ilişkiler bütünü olarak anlaşılır. Oysa siyasi düzenler yeniden müzakere edilirken çatışmalar henüz tam anlamıyla çözülmemiş olur, ateşkesler kırılgan bir dengeye tutunur ve rekabet eden güç merkezleri bir arada var olmaya devam eder. Orta Doğu ve Kuzey Afrika genelinde de bugün bu süreçler giderek daha fazla örtüşmektedir.

Buradan hareketle, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11-12 Ağustos'ta Libya'ya ve ardından 13-14 Ağustos’ta Mısır’a yaptığı ardışık ziyaretler birlikte okunmalı. Ayrı ayrı bakıldığında ikili diplomasi kapsamında değerlendirilebilecek bu temaslar, birlikte ele alındığında Türkiye'nin değişen bölgesel koşullara nasıl uyum sağlamaya çalıştığını gösteriyor.

Ankara, son on yılda bölge genelinde elde ettiği askeri, siyasi ve ekonomik pozisyonları, gelecekte ortaya çıkabilecek siyasi düzenlemeler üzerinde kalıcı etkiye dönüştürmeye çalışıyor. Bu da 2010’ların sonları ile 2020’lerin başındaki yoğun rekabet ortamında kullanılan araç setinden daha farklı bir diplomasi gerektiriyor. Askeri varlık, savunma ortaklıkları ve sert güç önemini korurken bunlara eski rakiplerle normalleşme, rakip aktörlerle eşzamanlı temas, ekonomik bağlantılar, savunma sanayisinden enerjiye stratejik alanlarda derinleşen işbirlikleri ve bölgesel güçler arasında seçici koordinasyon ekleniyor.

Libya, bu dönüşümün en belirgin örneklerinden biri. Türkiye, 2019-2020 yıllarında Libya iç savaşına Trablus merkezli ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Fayiz es-Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti lehine pozisyon alarak Halife Hafter güçlerinin başkenti ele geçirmesini engellemişti. Bu tutum Ankara’yı Batı Libya’daki en etkili dış aktörlerden biri haline getirirken askeri eğitim ve savunma işbirliğinden ekonomik ilişkilere ve 2019 tarihli deniz yetki alanları anlaşmasına kadar uzanan önemli kazanımlar sağladı.

Ancak Libya’nın bölünmüşlüğü Türkiye açısından aynı zamanda yapısal bir kırılganlık yarattı. Ankara’nın Libya'nın batısıyla kurduğu güçlü ilişkiler, Hafter ailesi, Temsilciler Meclisi ve bağlantılı askeri ve ekonomik kurumların kalıcı güç merkezleri oluşturduğu Libya’nın doğusundan dışlanma riskini beraberinde getiriyordu.

Bu nedenle Türkiye, 2020 sonbaharından itibaren Libya'nın doğusundaki siyasi ve ekonomik aktörlerle ilişkilerini kademeli olarak geliştirmeye başladı. Diplomatik temasları Türk şirketlerinin doğudaki yeniden inşa projelerinde rol üstlenmesi izledi; ardından Temsilciler Meclisi ve Hafter ailesiyle ilişkiler derinleşti. Ancak Libya'da 2020 ateşkesinden bu yana kalıcı bir siyasi düzen kurulabilmiş değil. Ülke, kurumsal bölünmenin giderek daha zor sürdürülebildiği ve yeni bir güç paylaşımı formülünün arandığı bir döneme girmiş durumda.

Bu arayış, ABD'nin özel temsilci Massad Boulos üzerinden gündeme getirdiği girişimle yeni bir ivme kazandı. Girişim, doğu ve batıdaki rakip kurumları tek bir geçici yürütme otoritesi altında bir araya getirerek seçimlere giden yolu açmayı hedefliyor. Ancak tartışma yalnızca yeni bir hükümet oluşturulmasından ibaret değil. Petrol gelirlerinin yönetimi, güvenlik kurumlarının entegrasyonu, silahlı grupların geleceği, doğu-batı güç dengesi ve dış aktörlerin mevcut kazanımlarının yeni düzende nasıl korunacağı da bu pazarlığın bir parçasını oluşturuyor.

Türkiye’nin yanı sıra Mısır ve Suudi Arabistan’ın Libya konusunda artan temasları, Katar’ın sürece verdiği destek ve Pakistan’ın temmuz ayında basına yansıyan 36 aylık bütünleşme planı önerisi, Libya dosyasının giderek daha geniş bir bölgesel diplomasiye konu olduğunu gösteriyor.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/fidanin-libya-ve-misir-ziyaretleri-turkiyenin-coklu-konumlanma-stratejisi

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI