Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Filistin Dayanışma Günleri kapsamında çeşitli programlar düzenleneceğini belirterek, "Türkiye'de 81 ilimizde Filistin Haftası bağlamında bir, iki, üç günlük programlar var. Filistin halkının yaşadığı süreci anlatacak sergilerden, söyleşilerden, yürüyüşlerden birtakım panel programlarından sanat programlarına kadar bir Filistin Haftası." dedi.
Kabaktepe, Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmek amacıyla 7-11 Ekim'de düzenlenecek "Filistin Dayanışma Günleri" ve Gazze'de yaşananlara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Bölgede huzurun ve barışın olmadığını, tam tersine gözyaşının ve kanın sürekli aktığı, ekonomik sıkıntıların, mültecilerin oluştuğu yaklaşık 100 yıl yaşandığını dile getiren Kabaktepe, bunun temel nedeninin İsrail'in bölgede uyguladığı işgalci politikalar ve zulümler olduğunu, İsrail'in 3 yılda katlettiği masum insan sayısının 100 bini geçtiğini söyledi.
Kabaktepe, bölgedeki sorunun nedeninin İsrail olduğuna dikkati çekerek, "Bölgede 20 bin çocuğu, 19 bin anneyi, 1000'in üzerinde gazeteciyi, yaklaşık 500'e yakın insani yardım görevlisini, ambulans şoförlerini öldüren İsrail'dir. Hastaneleri bombalayan İsrail'dir. Bölgedeki sorunun kaynağı İsrail ve İsrail'in uyguladığı politikalardır. Savaş deseniz savaşa benzemiyor. Katliam deseniz bu cümle yetersiz kalıyor. Soykırım deseniz gereği gibi İsrail'in yaptığı zulmü ifade etmiyor. Öldürdüğünüz çocukların 10 bine yakını 10 yaşın altında, hangi gerekçe, hangi neden, hangi 'Şu oldu, bu olmadı' uydurması ve yalanı bunu meşrulaştırabilir?" ifadelerini kullandı.
Gazze'nin yüzde 70'inin insansızlaştırıldığını ve yaklaşık 2 milyon Gazzelinin Gazze'nin yüzde 30'unda çadırda yaşamaya çalıştığını kaydeden Kabaktepe, şöyle devam etti:
"Bir yıl önce imzalanan ateşkes anlaşmasında demişsiniz ki her gün 600 yardım konteyneri Gazze'ye girecek. Ama geçen bir yıllık süre içerisinde bugün itibarıyla yaklaşık 190 bin yardım konteynerinin Gazze'ye girmesi lazım; 50 binin üzerinde girmiş, yüzde 20-25'lerde. Yardım tırlarının bile girmesini engelleyen, çocukların mama bulmasını, okulda kitaplarını ve defterlerini edinmelerini, hastaların serum bulmasını engelleyen bir İsrail zulmüyle karşı karşıyayız. Bu zulüm politikaları neticesinde Gazze'de 500 bine yakın Gazzeli mülteci haline geldi, Gazze'nin dışına çıktı.
Bulunamayan ve kayıp dediğimiz rakamlarla beraber 100 binin üzerinde Gazzeli vefat etti. İsrail 100 yıl boyunca sivil insanları katlediyor. 1948'den bugüne kadar İsrail'in oluşturduğu politikalarla yaklaşık 9 milyon Filistinli mülteci hale geldi, topraklarını terk etti. Bugün Filistin'in içinde yaşayan Filistinlilerden daha fazla Filistin'in dışında yaşayan kardeşlerimiz var. Yazdıkları anlaşmalara uymayan, imzaladıkları ateşkes sözleşmelerini reddeden, sadece 'Hakikat ve gerçeklik benim dediğimin ve benim istediğimin dışında olamaz.' diyen bir siyonist terörist İsrail devleti ve (Binyamin) Netanyahu yönetimiyle karşı karşıyayız."
Kabaktepe, dünyada son 400 yılda insani değer anlamında üretilen ne varsa hepsinin İsrail ve İsrail'i destekleyen Batı toplumları tarafından sadece kendilerine olduğunda kıymet ifade ettiğini, başka toplumlara sıra geldiğinde ise hiçbir anlamı olmadığını gördüklerini vurguladı.
Batı'nın, İsrail'in de içinde olduğu hegemonik güçlerin ürettiği insani değerlerin sadece bir kağıt parçasından ibaret olduğunu dile getiren Kabaktepe, "Kendileri için olduklarında kalkana dönüştürdükleri, Filistinli, Gazzeli, Kudüslü, Batı Şerialı çocuklar için olduğunda bir örümcek ağına dönüştürdükleri değerden başka bir anlam ifade etmiyor." dedi.
İsrail'in 7 Ekim'den sonra Gazze'de yolları tahrip ettiğini, evleri, okulları yıktığını, hastaneleri yok ettiğini, doktorları, hemşireleri öldürdüğünü kaydeden Kabaktepe, Anadolu Ajansı çalışanlarının da aralarında olduğu basın mensuplarının şehit edildiğini, ofislerin basıldığını ve haber yapma hürriyetlerinin engellendiğini aktardı.