İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Fadi Zatari, Gazze'de ateşkese rağmen süren saldırıların gölgesinde İsrail'in Batı Şeria'daki baskısını da artırdığını belirterek, "(Batı Şeria'da) Daha fazla yerleşim, daha fazla kontrol noktası olacağını düşünüyorum. Filistinlileri Batı Şeria'dan zorla çıkarmaya çalışacaklar." dedi.
Zatari, Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde İstanbul Ticaret Odası Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından düzenlenen "Cut to the Chase: Sınırları Aşan Hakikat" başlıklı uluslararası gençlik zirvesi kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Batı Şeria'nın tarihsel Filistin coğrafyasındaki ağırlığına işaret eden Zatari, İsrail-Filistin meselesinde son dönemde dikkatin yeniden Batı Şeria'ya kaymasının tesadüf olmadığını dile getirdi.
Zatari, İsrail'in son yıllarda Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini yoğunlaştırdığını, toprak gaspını artırdığını, Filistinlilerin günlük yaşamını daha da parçalı hale getirdiğini ve bölgede şehirler arasındaki bağlantının ciddi ölçüde koptuğunu anlattı.
Batı Şeria'da bugün İsrail ordusunun 1000'i aşkın kontrol noktası olduğunu aktaran Zatari, "Batı Şeria'da birbirine bağlanan tek bir şehir bile yok, hepsi bölünmüş durumda. Şehirlerin içinde bile bölünmeler var. Örneğin, Batı Şeria'nın en büyük şehri olan El Halil zaten dört-beşten fazla parçaya bölünmüş durumda. İsrail güvenlik kontrolü ve (İsrailli) yerleşimci yerlerinden geçmeden bir bölgeden diğerine ulaşamazsınız." diye konuştu.
Zatari, 7 Ekim 2023 sonrasında ortaya çıkan en önemli sonuçlardan birinin, Filistin meselesinin uluslararası kamuoyunda daha görünür ve daha evrensel bir başlık haline gelmesi olduğunu belirtti.
Özellikle Avrupa'daki kitlesel gösterilere işaret eden Zatari, "Geçen yıl Avrupa'da Filistin'i destekleyen 55 binden fazla gösteriye şahit olduk. Diğer tarafta İsrail'i destekleyen çadırlar bulamazsınız. Bu büyük bir değişiklik." ifadelerini kullandı.
Zatari, bu değişimin, "siyonist hareketin tarihsel köklerinin ve uzun yıllar boyunca aldığı desteğin önemli ölçüde Avrupa'yla ilişkili olması" nedeniyle ayrıca dikkat çekici olduğunu dile getirerek, Filistin'e yönelik dayanışmanın artık yalnızca Batı toplumlarıyla sınırlı kalmadığını, dünyanın farklı bölgelerinde de daha güçlü şekilde hissedildiğini söyledi.
Filistinli mülteci kamplarının Filistin direnişindeki rolüne dair soruyu yanıtlayan Zatari, Batı Şeria'daki kampların büyük bölümünün 1948 sınırlarından göç etmek zorunda kalan Filistinlilerden oluştuğunu anlattı.
Zatari, Batı Şeria'da 20'den fazla kamp bulunduğunun altını çizerek, "Gazze'deki insanların çoğuna sorarsanız, aslen Gazzeli değiller, İsrail'in şimdi yerleştiği 1948 sınır bölgesinden gelen mültecilerdir." şeklinde konuştu.