Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Esir İşleri Heyeti, Filistin Esirler Cemiyeti, Esirler İçin Dayanışma ve İnsan Hakları Kurumu (Damir), 26 Haziran Dünya İşkence Mağdurlarına Destek Günü dolayısıyla yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten bu yana hapishane ve gözaltı merkezlerinde sistematik ihlallerin arttığı, aç bırakma, aşağılayıcı uygulamalar ve fiziksel ile psikolojik şiddetin yaygınlaştığı ifade edildi.
Açıklamada, söz konusu uygulamaların çocuklar, kadınlar, yaşlılar, hastalar ve yaralılar dahil tüm Filistinli esirleri kapsadığı, bunun uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun açık ihlali olduğu vurgulandı.
Filistinli kuruluşlar, yaşananların kapsamı ve niteliği bakımından “geleneksel işkence tanımının ötesine geçtiğini” ve cezaevlerinde sistematik bir yapı haline geldiğini kaydetti.
Açıklamada, yüzlerce tanıklık ve belgeye göre işkencenin bireysel olaylar olmadığı, İsrail ordusu, cezaevi yönetimi ve sorgu birimleri dahil farklı seviyelerde uygulanan organize bir politika olduğu ifade edildi.
Filistinli kuruluşlar, işkencenin tutuklama anından itibaren başladığını belirterek, fiziksel saldırı, tehdit, zorla kaybetme, acı verici kelepçeleme ve kötü muamelenin yaygın şekilde kullanıldığını aktardı.
Açıklamada hapishane süreçlerinde ise “uykusuz bırakma, aç bırakma, susuz bırakma, tıbbi müdahalenin engellenmesi, elektrik verme, yakma, zorlayıcı pozisyonlarda tutma ve aşağılayıcı uygulamalar” gibi yöntemlerin kullanıldığı bilgisine yer verildi.
Gazze Şeridi’nden gelen esir ifadelerine de yer verilen açıklamada, bazı merkezlerde tedavinin engellendiği, ağır fiziksel saldırılar ve cinsel şiddet iddialarının bulunduğu belirtildi.
Filistinli kuruluşlar, Birleşmiş Milletler mekanizmalarının 2025 ve 2026 yıllarındaki raporlarında da Filistinli tutuklulara yönelik ağır ihlaller ve işkence iddialarına dikkat çekildiğini hatırlattı.
BM İşkenceye Karşı Komite, işgal altındaki Filistin topraklarındaki insan hakları raportörü ve BM Bağımsız Soruşturma Komisyonu’nun, işkence ve kötü muameleye ilişkin ciddi bulgular ortaya koyduğu ifade edildi.
Açıklamada, İsrail’in uluslararası gözlem mekanizmalarının cezaevlerine erişimini engellemesinin ihlallerin gizlenmesine yol açtığı ve hesap verebilirliği zayıflattığı hatırlatıldı.