Macron, ABD'nin New York kentinde Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, herkesin dünyada emperyalizmin geri döndüğünden bahsettiğini dile getirdi.
Dünyada gücü elinde tutan birkaç kişinin, uluslararası düzeni zayıflatarak sınırlarını genişletebileceğini veya halkların kendi kaderini tayin etme hakkını çiğneyebileceğini düşündüğünü belirten Macron, ülkelerin, orman hukukuna dönüşmüş bir ortamda mı yoksa medeni bir uluslararası toplumun bünyesinde mi var olmak istediği konusunda seçim yapması gerektiğini ifade etti.
Macron, BM'nin yanında dik durmak gerektiğine işaret ederek, "Özgür ve eşit halkları bir arada toplayan ortak evimiz, her üyesinin eşit egemenliği üzerine kurulu. (BM) Şartımız, bazılarımızın gücünün diğerleri için karar vermesini engelliyor." dedi.
Savaş, barış, teknoloji konularında en güçlü olanın kendi kanununu diğerlerine dayatmasına karşı adaletin ve ortak çıkarların korunması çağrısında bulunan Macron, dünyada çözülemeyen savaş ve krizlerin arttığına dikkati çekti.
Macron, savaşların ve halkların acıları karşısında bir tür kaderciliğe teslim olunmaması gerektiğini savunarak, "Somut çözümler bulmak ve barışı inşa etmek için yeniden kararlılıkla hareket etmeliyiz." diye konuştu.
"Bu zamanda, insani yardım çalışanlarını ve uluslararası insancıl hukuku savunmak için yeniden seferber olmalıyız." ifadesini kullanan Macron, Uluslararası Adalet Divanını desteklemeye devam ettiklerini anlattı.
Macron, "Bazılarının inşa etmek istediği, yeni cezasızlık düzenini kabul edemeyiz. Bu nedenle (BM) Güvenlik Konseyi'nde Fransa, (Konsey'in) etkinliğini artıracak reformları destekliyor." diyerek, BM Güvenlik Konseyi'nin kapılarını yeni üye devletlere açması beklentisini dile getirdi.
Konsey'in uluslararası hukukun ihlallerine karşı harekete geçebilmesi gerektiğini de savunan Macron, "Barbarlık karşısında kim usule ilişkin bir çıkmazla yetinebilir?" dedi.
Macron, savaş suçlarının sanayileştiği, hukukun ihlal edilmesinin ve sivil altyapıların yıkılmasının yeni "bir barbarlık çağı" başlattığı değerlendirmesinde bulunarak, Cenevre Sözleşmeleri'nin tehlikede olduğunu belirtti.
Toplu katliamlar söz konusu olduğunda Konsey'in daimi ülkelerinin veto hakkının sınırlandırılmasına yönelik Fransa ve Meksika'nın girişiminin her zamankinden daha fazla gerekli olduğunu vurgulayan Macron, Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılmasının ve uluslararası hukuka saygı duymanın öncelikleri olduğunu kaydetti.