Fransız memurların görev başındayken başörtüsü dahil dini simgeler takması yasakken kamu okullarındaki öğrencilerin başörtüsü takması, 1980'li yıllarda ülke gündeminde tartışmalara yol açtı.
Ekim 1989'da 3 ortaokul öğrencisi, sınıfta başörtülerini çıkarmayı reddettikleri için okuldan atıldı. Bu olay, "Creil başörtüsü hadisesi" olarak literatüre girdi.
Danıştay, 27 Kasım 1989'da öğrencilerin dini aidiyetlerini ortaya koyan simgeler taşımalarının laikliğe aykırı olmadığına hükmetti.
Ülkede 15 Mart 2004 tarihli kanunla beraber, başörtüsü yasağı ilkokul ve ortaöğretim seviyesindeki öğrenciler için de uygulanmaya başlandı.
Ardından peçe, kamusal alanda 2010'da tamamen yasaklandı, uymayanlara 150 avro para cezası getirildi.
Fransa'da 2012'de okul gezilerine refakat eden annelere de başörtüsü yasağı getiren genelge yürürlüğe girdi.
Tartışılan genelge, 2013'te Danıştayın başörtülü anneler lehine karar vermesiyle yürürlükten kaldırıldı.
2024'te Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapan Fransa, kendi sporcu delegasyonuna başörtüsü yasağı uyguladı.
30 yılı aşkın süredir ülke gündeminden düşmeyen başörtüsü meselesi, bu sefer aşırı sağcıların başörtüsü yasağını kamusal alana yayma teklifiyle yeni tartışmalara yol açtı.
Gelecek yıl cumhurbaşkanı seçimlerinin düzenleneceği Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi yetkilileri, seçimleri kazanmaları halinde kamusal alanda başörtüsü yasağı getireceklerini, uymayanlara para cezası uygulayacaklarını açıkladı. Parti, bu yasağı referandumla hayata geçirmeyi planlıyor.